Uzman hekimlerin işyeri hekimliği yapması engellenmeli

ÇSGB ile Sağlık Bakanlığı anlaşmalı ve uzman hekimlerin işyeri hekimliği yapmaları konusunda bir takım engelleyici düzenlemeler yapılmalı.

Kamuoyu fazla ilgilenmedi ama Sağlık Bakanlığı ilk defa hekimler için ‘65-72 Yaş Yeniden Atama Kurası’ düzenledi. Sağlık Bakanlığı’ndan emekli olmuş veya yaş haddinden emekli edilmiş tabip ve uzman tabiplerin atamaları 24 Mayıs’ta yapılacak.

Devletin çok hekime ihtiyacı var.

Sadece hekim değil, hemşire ve diğer alanlarda sağlık çalışanı açığı oluşmuş.
Kamu hastanelerinde hizmetlerin daha etkin verilmesi için binlerce doktor, hemşire ve sağlık personeli gerekiyor. Sayısal eksiklik bir yana, pandemi sürecinde sağlık çalışanlarının tamamı bitap düştü. Moral ve motivasyonları kayboldu, stres, kaygı, yorgunluk, yılgınlık ve tükenmişlik ön plana çıktı.

HEKİM AÇIĞI MI VAR?

Yüzlerce sağlık çalışanını COVID-19’a kurban verdik, şehit oldular. COVID’e yakalananlar da hasta hasta çalışmaya devam ediyorlar.

Hekim açığı nasıl oluştu?

Bunu sadece pandemi süreciyle izah edebilir miyiz? Hayır.

Oluşan hekim açığının sebeplerini tek tek yazalım;

* Mevcut sayısal yetersizlik,
* Hastane ve sağlık kurumlarına yapılan aşırı başvuru,
* COVID-19’a bağlı hekim ölümleri,
* Askeri hastanelerin kapatılması,
* Yurt dışı hekim göçü,
* Kamudan kaçış, erken emeklilik,
* Uzman hekimlerin iş yeri hekimliğine geçişleri,
* Hekimlik mesleğini terk etmek…

Kişi başına düşen sağlık personeli sayımız yeterli değil. Avrupa Birliği standartlarına ulaşabilmek için gayret var ama henüz o çıtaya ulaşamadık. Geçmişten gelen sağlık çalışanı eksiklikleriyle birlikte yeni ortaya çıkan sorunlar da olumsuzluğun artmasına neden oluyor.

GATA AÇILMALI

GATA kapatıldı, askeri hastaneler sivil hizmete açıldı. Askeri doktorluk kaldırıldı.

Bu hastanelerde görev yapan hekimlerin bir kısmı kamu, bir kısmı özel hastanelere geçti. Bir bölümü de emekliye ayrıldı, muayenehane açıp çalışanlar da oldu, mesleği tamamen bırakanlar da…

Askeri hekimlik kaldırılınca kışlalarda işler karışmaya başladı, hekim talebi patladı.

Ayrıca Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yurt içi ve sınır ötesi operasyonlarında, Suriye’de, Irak’ta hekim ihtiyacı oluyor. Buralara hastanelerden ‘geçici hekim görevlendirmesi’ yapılınca hastanelerde hekim açığı meydana geliyor.

Gülhane Askeri Tıp Akademileri – GATA kökenli hekimlerle, sivil hekimlerin yaklaşımlarında farklılıklar var, askeri hekimliğin huyu suyu farklı…

Aslında GATA yeniden açılmalı!

HEKİMLERİMİZ BATI’YA GİDİYOR

Hekimler akın akın batı ülkelerine transfer oluyorlar.

Gidenler var, gitme hazırlığı içinde olanlar, başvurusuna cevap bekleyenler var…

Hekimler, B2 seviyesinde yeterlilik almak için yabancı dil kurslarına katılıyorlar. Almanya, İngiltere, ABD, Belçika, Hollanda, Fransa, Kanada tercih ediliyor.

Genç yaşlı, karı koca doktorlar gözlerini karartıp gidiyorlar.

Ülkemize yazık oluyor!

Neden gidiyorlar?;

* Hekim ve sağlık çalışanlarına yönelen, şiddet, taciz, öfke,
* Yönetici baskısı, yetersiz idarecilerin keyfi davranışları,
* Mesleki itibar kaybı,
* Ücret yetersizliği, performans zorlaması,
* Malpraktis, soruşturma, ceza, sahipsizlik,
* Hekim başına düşen hasta yoğunluğu,
* İyi hekimlik imkanlarının günbegün azalması,
* Manevi tatminin düşmesi,
* Kendini ifade etmede karşılaşılan zorluk, özgürlük ve yaşam alanlarının daralması, hayat tarzına müdahale, huzursuz ve mutsuz ortam gibi sebeplerle…

Son maddenin hekimler için öncelikli olduğunu belirtmeliyim.

Yurt dışına çıkan vatandaşlarımızın sayısı artıyor. Ama ‘beyin göçü’ denilen acı gerçek içerisinde ‘hekim göçü’nden bahsedilmiyordu!..

Hekimler de göçüyor!

İlk kez böyle bir durumla karşılaşıyoruz.

GÜN SAYAN HEKİMLER

Sağlık yöneticileri 2,5 yıllık sözleşme yaparak göreve başlıyorlar. Deneyimsizler işbaşına gelince kurumların işleyişi bozuluyor.

Kırıp, döküyorlar. Baskı ve zorlamalarla hekimleri küstürüyorlar.

Yönetici baskısı yanında hasta ve hasta yakını öfkesi, hatta başka meslek mensuplarının tazyiki öne çıkıyor.

Uzman doktorların kamu sağlık hizmetinden yıldıkları görülüyor.

Yersiz şikayetlerden, sarı zarflardan, soruşturmalardan, CİMER’den, ifadeden, mahkemelerden, tazminatlardan, olur olmaz isteklerden bıktılar…

Bunalan hekimler ya emekli oluyor ya da istifa ediyorlar.

EMEKLİLİK, İSTİFA VE İŞ YERİ HEKİMLİĞİ

Kamudan emekli olanların hepsi özel hastanene ve muayenehanelerde çalışmıyorlar. Ne yapıyorlar?

Birçoğu işyeri hekimi oluyor.

Ortak Sağlık Güvenlik Birimleri-OSGB’nde çalışıyor, fabrika ve iş yerlerinde görev yapıyorlar.

Engel mi var? Yok tabi…

Kardiyoloji, jinekoloji, genel cerrahi, dahiliye, çocuk hastalıkları, ortopedi, fizik tedavi ve rehabilitasyon, göğüs hastalıkları uzmanlarının fabrika fabrika dolaşıp iş yeri hekimliği yapmalarının sebeplerini ben biliyorum.

Peki devlet biliyor mu? Biliyor da umursamıyor mu?..

Kıt kaynaklarıyla memleketin en zeki çocuklarını uzman hekim yapan ülkemiz sağlık sisteminin dağınıklığı, yetersizliği ve liyakatsiz yöneticileri sebebiyle hekimlerin uzmanlıklarından vazgeçmeleri büyük kayıptır.

İstifa ederek iş yeri hekimliği yapıyorsa elbette vardır bir sebebi!

Bir kardiyologun, bir genel cerrahın iş yeri hekimliği yapmasına üzülüyorum.

Haksızlık bu!

Kurumların hekim ihtiyaçları böyle oluşuyor.

Meslektaşlarım gücenecekler bana ama bu zor ve özellikli branşların hekimleri hastanelerde olmalı, oralarda huzur içerisinde çalışmalı, emeklerinin karşılığını almalı, hak ettikleri değeri görmeliler.

Uzmanlık eğitimi o kadar kolay mı?

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı anlaşmalı, uzman hekimlerin iş yeri hekimliği yapmaları konusunda bir takım engelleyici düzenlemeler yapmalı.

Bunları yazarken iş yeri hekimliğinin de önemli bir alan olduğunu belirtmeli, hele pandemi sürecinde iş, işçi ve toplum sağlığı için ciddi çalışmalar yaptıklarını söylemeliyim.

HEMŞİRELER DE GİDİYOR

Yurt dışı göçü sadece hekimlerle sınırlı değil, Avrupa ülkeleri binlerce sağlık personeli transferi için sistem oluşturmuş, gidişler başlamış durumda.

Hemşirelerimize rağbet çok.

Hükümet, hekim ve tüm sağlık çalışanlarının çalışma şartlarını ekonomik, sosyal, hukuki, idari taleplerini, özlük ve emeklilik haklarını bütün olarak ele almalı, refahlarını sağlamalı.

‘Sizlerin hakkı ödenmez!’ denilerek ödenmezse işler güç, ardından da göç olur!..

Okurlarımın Ramazan Bayramı’nı kutluyor, sağlık ve mutluluk diliyorum.

(Dr. Hüseyin Hüsnü Serdar – Hürriyet)

Site içeriklerimiz sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yorum

  1. bizim işyeri doktorumuz profesör 🙂 ben utanıyorum onun yerine. profesör olmuşsun sen ne derdin var işyerine gidip doktorluk yapıyorsun. rezalet.

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*