Türkiye’de mevsimlik-göçmen tarım işçilerinin sağlık hizmetlerine erişimi

Fotoğraf © İbrahim Erikan

“Sağlığın belirleyenleri” diye anılan etkenlerin hemen hepsinin, mevsimlik tarım işçileri için olumsuz vaziyette olduğu ve işin getirdiği maruziyetlerin yanı sıra tüm yaşam koşullarının değişik derecelerde sağlığı bozucu rol oynadığı görülmektedir.

Dünyanın her yerinde göçmen tarım işçileri kamu hizmetlerinden en az yararlanan, eğitim düzeyi en düşük, en vasıfsız işçi grupları arasında değerlendiriliyor. Dünyada yıllık 170 milyon civarı tarım işçisinin mevsimlik olarak göç ederek tarım sektöründe çalıştığı tahmin ediliyor. Tarım sektöründe son on yıllarda yaşanan yoğun makineleşmeye rağmen; kentleşme sürecinin ve buna koşut olarak kırsal kesimlerin boşalmasının sonucu olarak tarım işçisi ihtiyacı sürüyor. Buna bağlı olarak dünya genelinde tarım iş gücünün mevsimlik göçü devam ediyor. Tarım işçilerinin bu göçü iki düzeyde gerçekleşiyor:

  1. Önemli bir kısmı ülkeler arası sosyo-ekonomik düzey farklılıkları sebebiyle, ülkeden ülkeye göç şeklinde gerçekleşiyor. Dolayısı ile kimi gelişmiş ülkeler mevsimlik tarım iş gücünü sadece yurtdışından alıyor. İlgili literatürde ABD ve Kanada gibi ülkelerin yıllar içinde konuyla ilgili yaptığı düzenlemeler, bu ülkelerin başka ülkelerden kabul ettikleri mevsimlik tarım iş gücünün yaşam ve çalışma koşulları üzerine yapılan araştırmalar dikkat çekiyor.
  2. Türkiye’de olduğu gibi sosyo-ekonomik eşitsizliklerin derin olduğu ülkelerde, tarım işgücünde ülke içi göçler yaşanıyor.

Mevsimlik-göçmen tarım işçileri tarım sektörü için bugün itibarı ile hemen bütün dünyada elzem görünüyor. Bu göçlerin tarım işçileri tarafındaki sebebi yoksulluk olarak görünürken, bu yoksulluk durumunun devam etmesi sektörün işçi gereksinimin karşılanması bakımından kritik görünüyor.

Mevsimlik Göçmen Tarım İşçilerinin Sağlık Sorunları

İLO’nun tahminlerine göre, her yıl dünya genelinde iş kazalarının yarısı tarım sektöründe gerçekleşiyor. Verilere göre yılda 170 bin tarım işçisi hayatını işe bağlı sebeplerle kaybederken, 1,3 milyon işçi ciddi olarak yaralanıyor ya da meslek hastalığına yakalanıyor. Tarım sektöründe kazaların ve meslek hastalıklarının sebeplerinin başında; tarım makineleri, pestisit ve diğer kimyasallara maruziyetler geliyor.

Düşük sosyo-ekonomik durumları ve sağlık hizmetlerine erişimdeki zorlukları mevsimlik tarım işçilerinin sağlık durumlarını daha da kötüleştirmektedir. Tarım alanındaki işle ilgili hastalıkları ve meslek hastalıkları kategorilerini şöyle sıralayabiliriz:

  • Pestisitlere bağlı hastalıklar
  • Kas iskelet sistemi ve yumuşak doku sorunları
  • Dermatitler
  • Enfeksiyöz olmayan solunum hastalıkları,
  • Üreme fonksiyon bozuklukları
  • İklim sebepli hastalıklar,
  • Gastrointestinal hastalıklar.
  • Mesane, böbrek hastalıkları,
  • Göz ve kulak sorunları.
  • Böcek-akrep-yılan sokmaları

Mevsimlik tarım işçisi olarak çalışan çocukların sağlık etkilenimleri ve sağlık sorunları yukarıda sayılan kapsamın ötesine geçmektedir. Bununla birlikte, tarımda çalışmayan ancak aileleri ile birlikte çalışma ve barınma ortamlarında bulunan işçi ailelerinin çocuklarının karşılaştığı sağlık sorunları da bir diğer önemli başlıktır.

Mevsimlik göçmen tarım işçileri yılın yarısına yakın bir dönem tarım iş alanlarında yaşadıklarından, bu dönem boyunca kendilerinde ve ailelerinde gelişen tüm hastalıkları “işle ilgili hastalıklar” olarak değerlendirmek doğru olacaktır.

Mevsimlik göçmen işçilerin sağlık sorunlarının büyüklüğünü, şiddetini gösteren kapsamlı epidemiyolojik çalışmalar yapılamadığı görülmektedir. Bu durumun başlıca sebebi, mevsimlik işçilerin uzun dönemli takibinin zorluğudur. Türkiye özelinde de standardize edilmiş sağlık veri setlerinin kesitsel olarak oluşturulması yönünde çaba sarf edilmelidir. Bu veri setleri maruziyetleri, çalışma koşullarını ve bunların oluşturduğu sağlık sorunlarını içerebilir. Bu türden bilimsel çalışmaların yapılması çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve sağlık risklerinin azaltılmasında anahtar rol oynayabilir.

Bu alanda ve yukarıda söz geçen kapsamda bazı çalışmaların zaman zaman yürütüldüğü görülmektedir. Örneğin, Şimşek ve Koruk’un 2011 yılında, mevsimlik tarım işlerine yoğun katılım olan illerden Urfa’da yaptıkları bir çalışmada (Zeynep Şimşek, 2022), Mevsimlik tarım işçisi aile çocukları ile tarım işçisi olmayan ailelerin çocuklarını büyüme ve gelişme açısından karşılaştırılmıştır. Araştırmadabodurluk” tarım işçisi ailelerin çocuklarında, tarım işçisi olmayan ailelerin çocuklarına göre anlamlı oranda yüksek bulunmuştur. Araştırma sırasında mevsimlik tarım işçisi anneler çocuklarının büyüme ve gelişme izlemlerinin yapılmadığını bildirmişlerdir.

“Sağlığın belirleyenleri” diye anılan etkenlerin hemen hepsinin, mevsimlik tarım işçileri için olumsuz vaziyette olduğu ve işin getirdiği maruziyetlerin yanı sıra tüm yaşam koşullarının değişik derecelerde sağlığı bozucu rol oynadığı görülmektedir.

Mevsimlik Göçmen Tarım İşçilerinin Sağlık Hizmetlerine Erişimi

2019-2020 yılları fındık hasadı aylarında Ezgi Koman ve A. Selçuk Atalay tarafından Karadeniz bölgesinde yürütülen yaygın saha çalışmasında; başka konu başlıkları ile birlikte mevsimlik tarım işçilerinin çalışma koşulları, sağlık sorunları ve sağlık hizmetlerine erişimi de izlenmiş ve raporlanmıştır. [i] Bu raporlarla birlikte hazırlanan video-belgeler kimi gazeteler tarafından haberleştirilmiştir. Bu çalışmanın yanı sıra, 2021 yılında Ankara Bala bölgesinde soğan tarımı hasadında çalışan mevsimlik işçilerle de daha küçük ölçekte ancak benzer kapsamda bir izlem gerçekleştirilmiştir. Aşağıda yer alan tespitler esas olarak bu saha çalışmalarından çıkarılmıştır.

Mevsimlik tarım işçilerin sadece bir kısmının sağlık sigortası mevcuttur. Sağlık sigortası olanların hemen hepsinin devlet yardımı kapsamında olan sigorta türünden yararlandığı görülmektedir. Çoğu sigortalı olmayan göçmen mevsimlik tarım işçilerinin yasaların öngördüğü çerçevede; ölüm, kaza ve meslek hastalıkları durumlarının kayıtlarının, tazminlerinin, takiplerinin olanaksız ya da sorunlu olduğu açıktır. Sosyo-ekonomik olarak zaten dezavantajlı olan bu grupların, işe bağlı kazalar sonucunda gelişen engellilikleri ile ilgili sağlık sorunlarını, işe bağlı hastalıkları ile ilgili sorunlarını kendi başlarına ve toplumun diğer kesimlerine göre çok daha yoğun olarak cepten ödemelerle karşıladığı anlaşılmaktadır.

Mevsimlik tarım işçilerinin birinci basamak koruyucu ve sağlığı geliştirici hizmetler konusunda çok bilgileri olmadığı, bu hizmetleri pek kullanmadıkları görülmektedir. İşçiler ve aileleri yılın yaklaşık yarısını kapsayan çalışma dönemlerinde sağlık hizmetlerini genellikle -iş kazaları da dahil olmak üzere- acil durumlarda kullanmaktadırlar. Bu durumlarda nerdeyse her zaman o dönem bulundukları işyerinin en yakındaki acil servise başvurmaktadırlar.[ii] Bu başvurularda hastanenin seçimi, nakil işlemleri çoğunlukla dayı başı-elçi-çavuş olarak isimlendirilen aracı kişilerce yönetilmektedir. Bazı durumlarda bahçe/tarla sahiplerinin de bu organizasyonlarda görev aldığı görülmüştür.  Elçi-Dayıbaşı-Çavuş sistemi bir tarafıyla tarım işçilerinin emeğine el koyan bir sistemdir. Bu sistemin devam etmesinin sebepleri arasında, tarım işçileri ve ailelerin gerektiğinde sağlık hizmetlerine kolayca erişememesi gerçeği de yer almaktadır.

İşçilerin kronik hastalık takibinin yetersiz olduğu göze çarpmaktadır. Tanıları genellikle asıl yaşam bölgelerindeki sağlık kurumlarında konmuş olan işçilerin; ilaçlarının düzenli kullanımında, kontrollerinde ve ilaç düzenlemelerinde ciddi sorunlar yaşanmaktadır.

Göçmen mevsimlik tarım işçilerinde oluşan “meslek hastalıklarının” teşhisinin -nerdeyse- olanaksız olduğu açıktır. Çünkü, bu grup kayıt dışı çalışmakta, herhangi bir iş sağlığı hizmeti almamaktadır. Bu grup içindeki işçilerin ne zaman nerede çalıştığını kısmen takip eden tek Devlet kurumu İçişleri Bakanlığı’dır. Bu takibin sağlık sebebiyle değil, güvenlik sebebiyle olduğu ortadadır.

6331 Sayılı Yasa’ya göre her işçinin işe başlamadan önce ve periyodik olarak işe uygunluğu onayının ilgili hekim tarafından verilmesi, işçinin maruziyetlerinin tespit edilmesi, bu maruziyetlerin işçide oluşturduğu sonuçların araştırılması gerekmektedir. Ancak kayıt dışı çalışan mevsimlik tarım işçilerinin ve sektörde çalışan çocuk işçilerin sözü geçen mesleki sağlık hizmeti süreçlerinin dışında olduğu görülmektedir.

Kısa Erimde Uygulanabilecek Bazı Önlemler

Dezavantajlı bir grup olan mevsimlik tarım işçisi ailelerinin ve çocuklarının temel sağlık hizmetlerine, sağlık hizmetlerine ve işçi sağlığı hizmetlerine erişimlerinin sağlanması için adımlar atılmalıdır. Son yıllarda iktisadi olarak kuvvetini değişik oranlarda kaybeden üretici-toprak sahibi kesim yerine bu sorumluluğu kamu adına devletin alması uygun olacaktır.

Devlet mevsimlik tarım işçilerinin çalıştığı dönem boyunca sigorta primlerini işçilerin yerine karşılamalı, işçilerin sağlık hizmetlerine erişimi üzerindeki engelleri ortadan kaldırmalıdır. İl ve ilçe tarım müdürlükleri ile bağlantılı olarak “mevsimlik iş sağlığı güvenliği merkezleri” oluşturulmalı, bu merkezlerden sahaya gönderilen iş güvenliği uzmanı görevlileri, sahada risk analizleri yapmalı ve her bahçe/tarla için uygunluk/uygunsuzluk raporu hazırlamalıdır. İşyeri hekimleri tüm tarım işçilerinin işe giriş ve periyodik muayenelerini yapmalı, iş kazası ve meslek hastalıkları raporlarını tutmalıdır. Tüm ülke ölçeğinde hazırlanması gereken “dijital işçi sağlığı” verileri, her işçi için her tarım alanında takip edilebilir halde olmalıdır. Mevsimlik tarım işçiliği kayıt dışılıktan çıkartılmalı ve tarım sektöründe çocuk işçi çalıştırılmasının mutlaka önüne geçilmelidir.

Dr. Selçuk Atalay’ın tüm yazıları

***

Kaynakça

  • https://www.ilo.org/global/lang–en/index.htm. (2022, 08 07). https://www.ilo.org/ankara/news/WCMS_836229/lang–en/index.htm adresinden alındı
  • theguardian.com. (2020, 11 23). https://www.theguardian.com/global-development/2019/dec/20/are-ferrero-rocher-chocolates-tainted-by-child-labour adresinden alındı
  • Zeynep Şimşek, İ. K. (2022, 07 18). The Effects of migratory seasonal farmwork on psychomotor development and growth among children ages 0-5 years in Southeastern Anatolia. dergipark.org.tr: https://dergipark.org.tr/en/pub/tjph/issue/16572/173061 adresinden alındı
  • [i] Bu saha çalışması “WeMove Europe” adlı bir sivil inisiyatif ile birlikte yürütülmüş. Hazırlanan raporlar Türkiye’den büyük miktarda fındık alımı yapan bir kuruluşa karşı adli makamlarda ve kamuoyunda kullanılmıştır.
  • [ii] Türkiye’de yaşanan acil servis yoğunluğunun ne kadarının göçmen mevsimlik tarım işçileri tarafından oluşturulduğu bilinmemekle birlikte, bu yoğunlukta bir pay sahibi oldukları anlaşılmaktadır.

Site içeriklerimiz sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.