Tolga Hüsmek (Diyalog OSGB) yanıtlıyor

Tolga Hüsmek

1. İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 2012 yılında çıktı ve bugün iş sağlığı ve güvenliği (İSG) hizmetinin yaklaşık yüzde sekseninin ortak sağlık ve güvenlik birimleri (OSGB) aracılığıyla verildiği tahmin ediliyor. İşverenler İSG hizmetini doğrudan İSG profesyonellerinden, yani işyeri hekimlerinden, iş güvenliği uzmanlarından ve işyeri hemşirelerinden de alabiliyorken, yedi buçuk yıl gibi kısa sayılabilecek bir sürede, İSG hizmeti sunumunda OSGB’lerin egemen hale gelebilmesinin nedeni nedir?

OSGB’lerin sektöre kattıkları en büyük avantajın çok farklı sektörlere hizmet verebilme potansiyelleri olduğunu düşünüyorum. OSGB’lerde çalışan profesyoneller de bu sayede birçok sektör ya da aynı sektördeki farklı kuruluşlarda hizmet verebiliyorlar. Böylece OSGB’ler hizmet verdikleri işletmelere çalıştıkları alanlardaki iyi uygulamaları taşıyarak, bu işletmelerin İSG yönünden gelişimine katkı sağlamaktadırlar. Ayrıca İSG profesyonellerinin işletmenin kendi kadrosunda bulunmasının mali yükümlülükleri de OSGB’lere yönlendiren bir etken olduğunu düşünüyorum.

2. Yine de hizmeti hâlâ doğrudan İSG profesyonellerinden alan yaklaşık yüzde yirmilik önemli bir oran var. Bu işyerleri neden OSGB’lerden hizmet almıyor? Zaman içinde bu oran nasıl değişecek?

% 20 aslında sektör için önemli bir oran olarak duruyor. İşletmelerin bir kısmı kendi kadroları içerisinde yetişmiş yada emekli olan çalışanların sektör bilgisinden yararlanarak bu hizmeti alıyorlar. Sorunuzu daha genele yaydığımızda, yeni müşteri görüşmelerinde sıkça yaşadığımız bir konu ortaya çıkıyor. Geçmişte hizmet aldıkları OSGB’lerden ve İSG profesyonellerinden almış oldukları hizmetin kalitesinden memnuniyetsizlikleri işletmeleri farklı arayışlara yönlendirmektedir. Yine bu %20’nin az bir kısmının aile bağları, yakın eş dost ilişkisinden kaynaklı hizmet alımları olduğunu düşünüyorum.

3. İstatistiklere göre, ülkemizde ortalama her gün beş işçi iş kazaları nedeniyle hayatını kaybediyor. İSG hizmetinin yüzde seksenini OSGB’lerin verdiği bu koşullarda, bu ölümlerin de yüzde sekseni OSGB’lerin hizmet verdiği işyerlerinde mi oluyor? Ya da, tersinden sorarsak, sahadaki iyi uygulama örneklerinin de yüzde sekseninin yaratıcısı OSGB’ler mi?

İş kazalarının değerlendirmesinde birçok faktörü bir arada değerlendirmeliyiz. OSGB’lerin ve İSG profesyonellerinin temel görevi rehberliktir. Hizmet verilen işletmelerin aylık hizmet süreleri içerisinde ziyaret edilerek, iş kazasına yönelik proaktif bir yaklaşımla kazayı önleme konusunda bilgilendirme yapmaktır. Yine İSG eğitimleri çalışanların bilgilendirilmesidir. Ancak hizmet sürelerimiz dışında işletmeler her an yaşayan kuruluşlar oldukları için verdiğimiz bu rehberliği kültür haline getirebilmesi kazaların önleyici etkeni olacaktır. Aslında bizim yapmaya çalıştığımız temel şey tüm hizmet noktalarında bu kültürü yaymak ve kalıcı hale getirebilmektir. Sahada gördüğünüz iyi uygulamaların hemen tamamı İSG profesyonellerimizin işletme yetkilileriyle birlikte yapacağı bu kültür gelişiminin sonuçlarıdır.

4. Başlangıçta, işverenler, İSG hizmetini, “birilerine ekmek kapısı yaratan”, “önerileriyle işyerine gereksiz masraf çıkaran”, “tespit ve öneri defteriyle işvereni devlete ispiyonlayan”, “çalışan ile işverenin arasını açan” bir dert olarak görüyordu ve bu yüzden çoğu işyerinde işler işverene rağmen yürütülmeye çalışılıyordu. Aradan geçen yedi buçuk yılın sonunda, işverenlerin İSG hizmetine bakışı değişti mi?

Bu bakış açısını taşıyan işletmeleri az da olsa halen görmekteyiz. Bizim önceliklendirdiğimiz konu İSG profesyonelinin aslında o işletmenin bir parçası olduğunu müşterilerimize aktarmak. Bence başarıyı yaratan faktörlerin başında bu geliyor. İşetme sahipleri, yöneticileri ve çalışanlarına sizin o kurum için orada olduğunuzu hissettirdiğiniz anda her şey farklılaşıyor. Önemli olan İSG profesyonellerimizin “işletme içerisinde şu eksiğiniz var, yazdım, bunları yapın” gibi bir yaklaşımın tersine, yapılması gereken her işlemin o işletme için anlamını ve zorunluluklarını doğru aktarmasıdır. İnanın böyle yaptığınızda tespit öneri defterinin doldurulmasına karşı bir işletme bile birkaç sonra aylık olarak doldurulmayan defterlerden şikayetçi olabiliyor.

5. Bu yedi buçuk yılın tipik görünüşlerinden birisi, işyerleri ile OSGB’lerin, OSGB’ler ile işyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanlarının birbirlerini sık sık “değiştirmesi” oldu. Herkes kendisi için daha iyisini aradığından bu değişimler doğal kabul edilebilir. Ama bu sıklıkta olması normal mi? Bu sıklık bilginin ve deneyimin kurumsallaşmasının önünde engel olmuyor mu? Bu daha ne kadar sürer?

Bu konunun sektörün en önemli sorunlarından birisi olduğunu düşünüyorum. Hizmetin kalitesizliği ya da doğru aktarılamaması, işletmelerde OSGB değişimlerine neden olmaktadır. Bu kalitesizliği yaratan faktörlerden biri de İSG profesyonellerinin değişimi kesinlikle… OSGB’ler hem dış müşterilerini hemde iç müşterilerini memnun edebilmeliler. OSGB’ler İSG profesyonellerinin gelişimlerine katkı da bulunmalı ve onların ihtiyaçlarını doğru belirleyerek organizasyonun bir parçası olarak değerlendirmeliler.

6. OSGB’ler ile hem farklı sektörler, hem de aynı sektördeki farklı şehirler ve işyerleri arasında merkezi bir bağ oluşuyor. Hizmetin merkezileşmesi verinin de merkezileşmesi, dolayısıyla analiz ve çözümün de merkezileşmesi için fırsat demektir. OSGB’ler bu fırsatı ne ölçüde kullanabiliyorlar?

Doğru analizleri yapabilmek adına veri sistemlerine ihtiyacımız var. Sektörün büyümesi ile beraber İSG yazılım firmalarının sayısı da arttı. Birkaç yıldır biz de bu yazılımlardan bazılarını seçme ve kullanma şansımız oldu. Bu yazılımların doğru kullanımları ile işletme içerisindeki verilerden elde edilecek sonuçların çok değerli olacağını düşünüyorum. Sağlıklı bir veri akışı ile işletme içerisinde kazaya yatkın alanlar ve eksiklikler zamanında müdahaleler ile hep istediğimiz şekilde proaktif bir kaza önleme politikası oluşturmamıza yardımcı olacaktır.

7. Verdikleri hizmetin hukuki niteliğinden dolayı, OSGB’ler ile bünyelerindeki İSG profesyonelleri bir kader ortaklığı içinde. Bu durum, iki konuyu çok kritik hale getiriyor. Birincisi, bu profesyonellerin İSG’yi bir kariyer hedefi olarak görüp görmedikleri; ikincisi ise, bu profesyonellerin sürekli ve nitelikli mesleki eğitiminin sağlanıp sağlanmadığı. Her iki konuda durum nedir, neler yapılabilir?

İSG profesyonellerinden uzmanların önemli bir kısmı ikincil bir meslek grubuna da dahiller. Hekimler ve sağlık çalışanları için de OSGB veya İSG süreçleri dışında sağlık kuruluşlarında mesleklerini icra etme şansları var. Tam tersine İSG uzmanlığı bölümünü bitirip mesleğe başladıktan sonra vazgeçen birçok uzman da görmekteyiz. Burada OSGB’lere önemli bir iş düşüyor. Personel işe alım süreçleri dahil, kadro oluşturmaya dikkat etmeliyiz. Bu mesleği kariyer hedefi haline getiren ve getirmek isteyen profesyonellere öncelik vermeliyiz. Bizler yıl içerisinde sürekli İSG süreçleri ve saha çalışmaları konusunda profesyonellerimizle bir araya gelerek, kendimizi geliştirecek yollar arıyoruz. Yönetim süreçlerimize çalışanlarımızı da dahil ediyoruz. Türkiye geneli hizmet verme avantajıyla, kendi kadromuz içerisinde çoklu hizmet noktalarında Projeleri liderlerle yönetiyoruz. Böylece İSG profesyonelleri işlerinin dışında yöneticiliğe bu şekilde adım atarak kariyer hedefleri oluşturabiliyorlar.

8. Bu yedi buçuk yıl içinde, abartısız, binlerce OSGB kuruldu. Bunların bir kısmı hiç aktif hale geçmedi, kapandı, battı ya da el değiştirdi. Ancak, özellikle son bir yıl içinde “satıp kurtulmak” isteyen OSGB haberleri kulağa çok fazla gelmeye başladı. OSGB kurtulunması gereken bir şey mi oldu? Sektörün geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Sektörün paydaşları olan bizlerin etik kurallara uygun olmayan şekilde haksız rekabet yaratması OSGB’ler de ticari olarak varolmalarını etkileyen bir noktaya gelmektedir. Bu yüzden OSGB yönetimleri farklı arayışlara geçmektedir. İşletmelerin bir kısmının sadece fiyat odaklı yaklaşmaları da bu noktada OSGB’leri zorlayan faktörlerden biri. Tüm maliyet hesabınızı açıkça paylaştığınız firmalar bile sizden çok daha düşük teklif veren OSGB’ler olduğunu görüyor.

Tolga Hüsmek kimdir?

30.09.1976 İstanbul doğumluyum. Lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümünde tamamladım. A sınıfı iş güvenliği uzmanıyım. THY Opet Havacılık’ta, Sabiha Gökçen ve Atatürk hava limanlarında ve Petrol Ofisi’nde iş güvenliği uzmanı olarak çalıştım. Son 5,5 yılı Diyalog OSGB’de işçi sağlığı ve iş güvenliği koordinatörü olmak üzere, 7 yıldır OSGB sektöründe görev almaktayım. Aynı zamanda ISO 45001 İş Sağlığı Güvenliği Yönetim Sistemi baş tetkikçisiyim.

Bu söyleşi OSGB Dosyası söyleşi dizimizin bir parçasıdır.

Site içeriklerimiz sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*