Ses ergonomisi ve öğretmen ses rahatsızlıkları

İnsanın duygu ve düşüncelerini konuşma yoluyla ifade etmesinde en temel yetilerden biri olan ses; akciğerlerden üst solunum yollarına yönlendirilen havanın ses tellerinde ses dalgalarına dönüşmesi ve bu dalgaların ağız, burun, boğaz ve sinüs boşluklarında şekillenmesi sonucunda oluşmaktadır. Bu fonksiyonlar sonucunda oluşan birincil ses dudak, dil ve diş gibi yapılarla şekillenerek anlamlı bir konuşma sesi ortaya çıkmaktadır.

Ses; iletişim için en etkili araç olmasının yanı sıra özellikle öğretmenler, çağrı merkezi operatörleri, akademisyenler, şarkıcılar ve din görevlileri gibi profesyonel ses kullanıcıları için önemli bir çalışma aracıdır (1).

İnsan sesini oluşturan en önemli organlar ses telleri ve onların bağlı bulunduğu kaslardır. Ses oluşumunda ses tellerinin temel hareketleri rol oynamaktadır (2). Nefes alma sırasında ‘‘ V ’’ şeklinde olan ses telleri, yemek yerken ve konuşma sırasında tamamen karşı karşıya gelerek kapanır. Kişinin normal koşullarda ses tellerinde bir saniyede oluşan titreşim sayısına “temel frekans” adı verilir. Ses tellerinde titreşim sayısı artıkça ses tizleşir, azaldıkça ise pesleşir. Normalde erkeklerde 100-150 (ortalama 130) Hz, kadınlarda 200-300 (ortalama 250) Hz civarında olan temel frekans yaş, cinsiyet, hormonal etkiler gibi fizyolojik faktörlere bağlı olarak da değişir (2).

Standart bir tanımı bulunmamakla birlikte sağlıklı ses; sesin özelliklerinin bireyin yaşına, cinsiyetine, içinde bulunduğu ortama ve duruma uygun olduğu ses olarak ifade edilebilir. Sağlıklı ses üretimi için solunum organlarının gırtlak yapısının sağlıklı olmasının yanı sıra doğru ve uygun vücut duruşunun olması gereklidir. Duruş değişikliklerinin ses performansı üzerine etkilerini değerlendiren pek çok araştırmanın sonuçları duruş ve ses kalitesi arasındaki ilişkiyi göstermektedir (3).

Sesin yoğun kullanımı, ses tellerinde tekrarlayan travmalara, mekanik strese neden olur ve ses tellerinin dokusunda yapısal değişikliklere yol açabilir. Ses bozuklukları ses tellerinin tekrarlanan hareketlerinin bir sonucu olarak değerlendirildiğinde, kas iskelet sisteminin tekrarlayan gerilme yaralanmalarının gelişimindeki benzerlik görülebilecektir.

En önemli görevi sahip olduğu bilgiyi öğrencilere aktarmak olan öğretmenlik mesleği düşünüldüğünde; öğretim tekniklerinde gelişmeler sağlansa bile öğretimde en etkili araç olan ses kullanımı önemini korumaktadır. Öğretmenler profesyonel ses kullanıcıları arasında büyük çoğunluğa sahip gruplardan biridir.

Ülkemizde (2021-2022 eğitim öğretim yılı verileri çerçevesinde) 1 milyon 171 bin 891 öğretmen aktif olarak görev yapmaktadır. Öğretmenlik, tehlikeli maddelere maruz kalmayı gerektiren bir meslek olarak görülmediğinden (4) mesleki sağlık sorunlarına ilişkin çalışmaların sayısı çok fazla değildir.  Oysaki dersler ve eğitim süreçlerindeki ses kullanım yoğunlukları nedeniyle gelişebilen ses bozuklukları öğretmenler için mesleki bir sağlık sorunudur. Ses bozuklukları öğretmenlerde, öğretmen olmayanlardan daha yoğun olarak görülmekte olup kadın öğretmenlerde erkek öğretmenlere oranla daha sık olduğu bildirilmektedir (5).

Mesleki ses bozuklukları, yapısal bir değişiklik olsun ya da olmasın, çalışma sırasında sesin kullanımıyla ilgili olarak çalışanın performansını ve/veya iletişimini azaltan veya engelleyen herhangi bir ses değişikliği biçimi olarak tanımlanabilir ve ses üretimini olumsuz yönde etkileyebilecek pek çok faktöre bağlı olarak gelişebilir.

Mesleki ses rahatsızlıklarının oluşumunda tüm sağlık-hastalık süreçlerinde olduğu gibi yaş, cinsiyet, yaşam tarzı, solunum yolu hastalıkları, alkol-sigara kullanımı ve sesin gün içerisinde toplam kullanım süresi vb. bazı bireysel özellikler ile birlikte mesleki nitelikteki risk faktörlerinin de önemli bir rolü mevcuttur. Mesleki nitelikteki risk faktörleri olarak; uzun çalışma süreleri, ses yükünü artıran iş süreçleri, mola ve dinlenme sürelerinin azlığı, monoton çalışma temposu, işten ve ücretten hoşnutsuzluğun yanı sıra çalışma ortamı akustiği, ortam gürültüsü, ortam hava kalitesi, konuşma mesafeleri ve çalışma duruşlarını etkileyen donanım yerleşimi gibi ergonomik faktörler sayılabilir (6, 7, 8).

Yapılan çalışmalarda duruş ve ses kalitesi arasındaki ilişki gösterilmiş, ergonomik olmayan çalışma duruşlarının sesi etkilediği, bu nedenle ses rahatsızlığı olan profesyonel ses kullanıcılarında ses ergonomik değerlendirmesinin bir parçası olarak çalışma duruşlarını değerlendirmenin önemi vurgulanmıştır.

Öğretmenlerin mesleki ses rahatsızlıkları yaşama olasılığı göz önünde tutularak ses sorunlarını ve sonuçlarını irdeleyen bir çalışmada (9); çalışmaya katılan öğretmenlerin yarıya yakını (%46,6) ses rahatsızlığı yaşadıklarını ifade etmişlerdir.  Aynı çalışmada kadın öğretmenler (%52), erkek öğretmenlere (%29,6) oranla daha sık ses sorunu yaşadıklarını belirtmişlerdir. Çalışmaya katılan öğretmenlerin büyük bir bölümünde sesin günlük kullanım süreleri günde 2 saatten uzun süre olup; çalışma duruşlarına ilişkin öz bildirimlerinde çok büyük oranda öğretmenin (%95,6) konuşma duruşlarının uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmanın bulguları doğrultusunda öğretmenlerin önemli bir bölümünün çalışma araçları olan seslerinin kullanımına ilişkin sorunlar yaşadığı, bu sorunların sosyal hayatlarını da etkilemekte olduğu görülebilmektedir (9).

Ses rahatsızlıkları, mevcut durumda, iş etkinliklerinden kaynaklanan ajanlar ve maruziyetlere bağlı meslek hastalıkları listesinde yer almamakta olup, çalışma ilişkilerindeki değişim doğrultusunda, sesin önemli bir çalışma aracı haline gelmesiyle ilerleyen dönemde mesleki olarak değerlendirilmesi kaçınılmaz olacaktır.

Farklı çalışma ortamlarında ses üretimi ve konuşma anlaşılırlığının nasıl geliştirilebileceği ve ses bozuklukları için işle ilgili risk faktörlerinin farkında olunması olarak tanımlanabilecek ses ergonomisi mesleki ses bozukluklarının önlenmesinde önemli bir yaklaşım olarak düşünülmelidir. Bilimsel yazın taramasında işe bağlı ses hastalıklarının oluşumunda ve önlenmesinde ergonomik faktörlerin önemini vurgulayan ilk çalışmanın 1970 yılında Almanya’da yayınlanmış olduğu, konunun özellikle iş sağlığı güvenliği kültürünün yerleşmiş olduğu Finlandiya ve bazı İskandinav ülkelerinde oldukça fazla sayıda araştırmayla desteklendiği gözlemlenmiştir. Bilimsel yazında örnekleri olmasına rağmen, ülkemizde; öğretmenlerde yaşanan ses sorunlarının nedenleri ve katkıda bulunan ergonomik faktörler yeterince değerlendirilmemiştir.  Ses ergonomisi prensiplerinin geliştirilmesine ve diğer ses kullanıcısı meslek gruplarında da benzer çalışmalara gereksinim olduğu açıktır.

İş sağlığı profesyonellerinin öncülüğünde ses ergonomik faktörlerinin değerlendirilebilmesi için değerlendirme formları geliştirilmeli, ses terapistleri ile birlikte işe bağlı ses rahatsızlıklarından korunmaya yönelik ses hijyeni, ses kullanımı ve doğru çalışma duruşları konularında eğitim programları oluşturulmalı, dersliklerin akustiği, hava kalitesi, gürültü seviyesi, dersliklerdeki öğrenci sayısı, dersliklerin derinlik ve genişliği ve ergonomik tasarımını değerlendirecek çalışmalar planlanmalıdır.

Kaynaklar;

  1. Vilkman E. Voice problems at work: A challenge for occupational safety and health arrangement Phoniatrica et Logopaedica,. Jan-Jun 2000;52(1-3):120-5. doi: 10.1159/000021519
  2. Gerçeker M. , Yorulmaz İ., Ural A., Ses ve Konuşma K.B.B. ve Baş Boyun Cerrahisi Dergisi, 2000, 8 (1) ; 71-78).
  3. Cardoso R, Lumini-Oliveira J, Meneses RF. Associations between posture, voice, and dysphonia: a systematic review. J Voice. 2019 Jan;33(1):124.e1-124.e12
  4. https://www.iloencyclopaedia.org/part-xvii-65263/education-and-training-services/item/706-health-problems-and-disease-patterns
  5. Smith, E et al. “Voice problems among teachers: differences by gender and teaching characteristics.” Journal of voice : official journal of the Voice Foundation 12 3 (1998): 328-34 .
  6. Vilkman E. Occupational safety and health aspects of voice and speech professions. Folia Phoniatr Logop. 2004 Jul-Aug;56(4):220-53. doi: 10.1159/000078344. PMID: 15258436.
  7. Cantor Cutiva LC, Vogel I, Burdorf A. Voice disorders in teachers and their associations with work-related factors: a systematic review. J Commun Disord. 2013 Mar-Apr;46(2):143-55. doi: 10.1016/j.jcomdis.2013.01.001. Epub 2013 Jan 25. PMID: 23415241
  8. Rantala, Sala & Kankare: Teachers’ Working Postures and Their Effects on the Voice. Folia Phoniatr Logop 2018;70:24–36 (DOI: 10.1159/000487593)
  9. Dik B. İşe Bağlı Ses Hastalıklarının Yönetiminde Vokal Ergonomi. 27. Ulusal Ergonomi Kongresi 25 – 27 Mart 2022 / İzmir (Sözlü Bildiri)

Site içeriklerimiz sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*