Pnömokonyozları Nasıl Önlemeyiz Çalıştayı

Silikozisli ve tüberkülozlu akciğer.
Silikozisli ve tüberkülozlu akciğer.

17 Haziran 20015 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın pnömokonyozlar ile ilgili bir çalıştayına katıldım. Bakanlık ILO’nun da teşvikiyle pnömokonyozları önlemek için 2006 da bir 10 yıllık program başlatmış. Bu süre 20015 de dolduğu için de ikinci bir 10 yıl için yeni bir program hazırlama gereği doğmuş. Bunun  için de üniversitelerden, sendikalardan, diğer resmi kurumlardan 100 kadar katılımcının bir günlük bir çalıştay ile sorunları saptayıp, öncelikleri belirleyip çözüm önerileri getirmeleri planlanmış.

Bu tür toplantılara hep  kuşkuyla yaklaşıyorum. Genelde uluslararası kuruluşlara “Bak, biz de bir şeyler yapıyoruz” mesajı vermek için düzenlenirler. Alınan kararlar genelde öze dokunmayan, yüzeyel  çözüm önerileridir. Bunların bile önemli kısmı uygulanmaz. Çalıştaylarda sarf edilen emekler, harcanan süreler boşa gider.

Bölüm tarafından görevlendirilerek gittiğim bu toplantı da farklı olmadı. Önce kısa bir şekilde geçmiş dönemde yapılanlar anlatıldı. Bir sürü eğitim, eşgüdüm çabaları, toplantılar, mevzuat değişiklikleri, yayınlar gerçekleştirilmiş. Ancak bu kadar çaba sonucu acaba  asıl amaç olan  pnömokonyozların  azaltılmasına ulaşılmış mı?  Belli değil. Çünkü ülkede yılda 40,000-180,000  meslek hastalığı bildirilmesi gerekirken bildirilen hastalık sayısı 300-400. Geçen 10 yıl içinde bu bildirimlerde herhangi bir artış da olmamış. Yani 10 yıl önce neredeysek şimdi de oradayız.  Ama elimizde toza maruz kalan işçi nüfusu, bunların sektörlere dağılımı, pnömokonyoz insidans ve prevalansı, mortalite oranları, yapılan denetim sonuçları ile ilgili bir bilgi de yoksa herhangi bir planlama veya bir değerlendirme nasıl yapılabilir? Bu bilgiler yoksa bizler gelecek 10 yıl için sorunlara ve çözümlerine nasıl karar verebiliriz?

Toplantının asıl amacı da zaten pnömokonyozları azaltmak için önlemler almak değildi. Gurubumuzdaki tartışmalarda kalkıp “Pnömokonyozları önlemek istiyorsak hem meslek hastalıkları hem iş kazalarının altında yatan temel sorunları çözmemiz gerekir” dedim. “Bu kaza ve hastalıklar işin fıtratında vardır” yaklaşımı ile bir yere varılmaz. Kayıt dışılık ve sigortasız işçi çalıştırma engellenmeli,  sendikalar güçlendirilmeli, üye olma teşvik edilmeli, iş kanunu ve yönetmeliklerde işvereni kollayıp işçiyi yok sayan maddeler (Örneğin, İş  Güvenlik ve Sağlık Kurullarında 7 kişiden sadece ikisi işçi) değiştirilmeli.” dedim.   İşyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanının maaşını işverenden değil devletten alması gerektiğini, işyerlerinin  gerçekten ve sık olarak denetlenmesi ve eksik saptanan konularda ciddi yaptırımlar getirilmesi gerektiğini belirttim. İşyeri hekimlerinin ticari kuruluşlarca ve yetersiz şekilde eğitildiklerini söyleyip  hem eğitim süresinin ve niteliğin arttırılması gerektiğini, hem de bu eğitimin meslek kuruluşu dahil, resmi kurumlarca verilmesi gerektiğini vurguladım.  İşe giriş muayeneleri, periyodik muayeneler, ortamda toz ölçümlerinin doğru ve düzenli yapılmadığını belirttim.  Çalışma grubunun  moderatörü  bu konuların başka tartışma  guruplarınca ele alınacağını söyledi, “Biz kendi konumuzdaki tartışmaları bitirmeliyiz.” dedi.

Elbette bu temel ama tehlikeli konulara hiç bir grupta değinilmemiş veya değinilmiş olsa da raporlara alınmamıştı. Genel toplantıda da kimseye söz verilmedi, grup raporları özetlendi.  Son genel raporda teknik yöntemler, eğitimler, idari bazı önlemler  gibi suya sabuna dokunmayan öneriler yer alacak.

Kısaca bir gün boyunca biz 100 kişi pnömokonyozları önlüyor “muş” gibi yaptık. Katkıda bulunduğumuz için mutluyuz. Bakanlık  çok sektörlü, katılımcı bir şekilde hazırlanmış bir rapora kavuştuğu için mutlu. ILO, Türkiye’nin bir 10 yıllık plan daha hazırlamış olduğu için mutlu. İşveren sömürüde herhangi bir şey değişmediği için mutlu. Tek mutsuz olan nefes almakta zorlanan , 5-10 yıl içinde ölecek olan işçi. Üstelik  bu  meslek hastalığı ölümü istatistiklere bile giremeyecek.

Prof. Dr. Necati Dedeoğlu

Başkent Üniv. Tıp Fakültesi

Halk Sağlığı Anabilim Dalı

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yorum

  1. Necati hoca işçi sağlığıyla ilgili kapitalist devlet ikiyüzlülüğünü öyle güzel anlatmış ki, bu yazı mizah dergisinde çıksa kimse yadırgamazdı.

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*