Kaskını tak, siparişi zamanında götür, senden iyisi yok!

Sakarya Üniversitesi, Siyasal Bilimler Fakültesi, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümü araştırma görevlisi Akın Özdemir tarafından yapılan araştırma motorlu kuryelerin çalışma koşulları ile mesleki sağlık ve iş güvenlikleri ile ilgili veriler paylaştı. Aşağıda, bu araştırma kapsamında konuşulan motorlu kuryelerin konuyla ilgili ifadelerini bulacaksınız.

“Bakım yok ki motorda. Sesi bitmez arızası bitmez. Ben iki yıl oldu çalışalı. Her ay yeni motor alınacak. Üzerindeki insandan daha değerli şu altındaki şey. Zaten kim biniyor belli değil motora. Hani desem ki bu benim, ona göre bakarım.”

“Lastikleri hep kabak bunların. Desen ki yenisini alalım bahşişinden olursun. Azıcık bir yağmur yağsın kayar düşersin.”

“Bazen öyle tepelere çıkıyorsun ki! Müşteri aradım mı gideceksin. Motor çıkarken çıkmaz. İnerken durmaz. Bakıyorsun bakmasına ama hiç durmuyor ki. Ben bırakıyorum öteki çocuklar biniyor. Küçücük motor, sanki ne canı var.”

“Kask, eldiven gibi şeyler kullanıyoruz aslında. Zaten kullanmasak atarlar işten. Ama kullanmayan çok adam var piyasada.”

“Büyük firmada çalışıyorsan taktırırlar kaskını dizliğini. Ben kebapçıda başladım bu işe. O adam hiç söylemezdi tak diye. Ama bunlar hemen ceza verir. Sen zorlamazsan takmaz bu çocuklar. Arasında 15-16 yaşında çocuklar var.

“Kaskı sürekli tak çıkar uzun iş. Hep yakın yerlere gidiyoruz zaten.”

“Eski kask vardı dükkanda. Bitli mi? Pireli mi? Belli değil. Gittim aldım. Kışın rüzgardan yazın sıcaktan neye döndüğünü anlamazsın takmazsan.”

“Büyük firmada çalışırsan yatar sigortan. Böyle A marka pizzacıda B marka hamburgercide alırsın paranı. Sigortan yatar. Bahşişi bol olur. Ama git sor bak bu pidecilerin kebapçıların elemanlarına. Yatırırım der yatırmazlar sigortanı.”

“Birileri gelip sorarsa paketleri arabayla götürüyoruz dersin dedi patron. Sigorta olmayınca sorun olurmuş. Ben öğrenciyim. Sigorta beklentim yok zaten.”

“Mağaza müdürü var bizde. Baktı kaskın yok uyarır. Dikkat etmeyen arkadaşlar oldu. Eğer ısrar edersen atarlar işten. Sana bir şey oldu mu adamın başı yanacak sonuçta.”

“Belediyeden denetlerler buraları. İşverende işini sağlama alıyor haliyle. Bir ceza gelmesin diye bakar eder kendisi. Ama denetlemeye gelenlerle çay kahve sohbetine girerler. Yani var denetim ama yaptırımı yok. Baksan bir sürü eksik bulursun.”

“Bir sürü iş var denetlenecek. Müdürün denetimi dediğin kasktan eldivenden ibaret. Bir sorun var dediğinde sipariş gecikecek mi ona bakarlar. Yoksa seni düşünen yok. Zaten ölmediğin sürece şu denetlenmiş bu denetlenmemiş bakan yok. Kaza mı oldu. Sonradan hallediverirler eksiklikleri.”

“Ehliyet sormadılar bana. Yolları bilip bilmediğine bakıyor patron.”

“Ehliyet var tabi. İşe nasıl gireceksin yoksa burada. Ama küçük yerlerde var ehliyetsiz çalışanlar. Büyük yerlerin denetimi çok olur. Gelirler sorarlar var mı ehliyetin diye.”

“İki tur attırmıyorlar nasıl sürüyorsun bir bak motoru. Adamın gözü görmez, kulağı duymaz doğru düzgün. Ama baksan motor üstünde sipariş peşinde.”

“Bilene kolay bu motorları kullanmak. Ama karı var yağmuru var. Tecrübe istiyor biraz da olsa. Çoluk çocuğun eline vermeyeceksin motoru. Tamam yemek taşıyorsun belki ama hem senin hem karşıdakinin canı da var işin ucunda.”

“Talimat dediğin kasktan ibaret. Kaskını tak der geçerler zaten. Burada en büyük talimat siparişin zamanında gitmesi. Kaskını tak, siparişi zamanında götür senden iyisi yok.”

“İşi bilen adam uyar talimatlara. Ama zamanla yarışıyorsan arada gözden kaçıyor bazı şeyler. Bir de talimat versen ne olacak. İş yerine geldin, malzemeleri aldın. Sonrasına sahadasın. Gerisi senin vicdanına bakar. Belki 1-2 görmezler ama uzun vadede sen kaybedersin. Kendi sağlığın var hem işin ucunda.”

“Talimat dediğin hesabı doğru kes, ürüne zarar verme yolda, müşteriyle dalaşa girme ve çabuk ol. Bunlardan ibaret. Güvenlik diyorsan kendine dikkat et der geçerler. Trafiktesin bütün gün. Kendine dikkat edeceksin tabi.”

“Baskı var üzerinde. Yemek soğumasın sipariş zamanında ulaşsın diyorlar ama birde güvenliği var bu işin. İlk pizzacıda başladım ben bu işe. 45 dakikada götüreceksin. Yoksa bedava diyorsun. Hadi yolda düştün, trafik sıkıştı vs. 2-3 kere geç kalırsa siparişler maaşını bahşişini kesmekle tehdit ediyor. Sende hızlı sürüyorsun motoru. Beceremezsen yenisini alırım diyor.”

“Motorla trafiktesin bütün gün. Trafik başlı başına bir stres zaten. Korna çalar, seni aynadan görmez. Bak yollara dikkatlice kaç tane motor kazası göreceksin bakalım. Yarısı bizim çocuklar.”

“Müşteriyle uğraşmak zor. Bir sıkıntı oldu mu senden bilir. Sana söylemiyorum bunları ama sensin temsilcisi ilet derler. Seninle alakalı olsun olmasın. Birisi sesini yükseltiyorsa, surat asıyorsa karşında orada canım sıkılır. Kavga eden, sarhoşuyla hırsızıyla uğraşan arkadaşlar var.”

“Bahşiş almasan patronun verdiği için yapılmaz bu iş. Bahşişte alabilirsen. Geç götürürsün vermezler. Öğrenci olur parası yok. Kredi kartıyla ödüyor herkes. Ama az da olsa bahşiş olmadan çekilmez bu iş. Bahşiş almanın azı sana bakıyorsa çoğu müşterinin firmadan mutlu olup olmamasıyla alakalı .”

“Müşterinin mutlu olması lazım bahşiş alman için. Bazen yoğun olur dükkan. Usta çıkarmış 10 tane sipariş yarım saat sonra arıyor müşteri dükkanı. Nerede kaldı sipariş diye. Zaten evi buldum, motordan indim, hesabı aldım diyene kadar 10 dakika. Sonra geç gidince hem lafı yersin hem bahşiş vermezler. Bir de geri gönderiyorlar yemeği. Dönünce bir de dükkanda laf yiyorsun.”

“Part-time çalışıyorum zaten. Asgari ücret alamıyorsun yani. Şurada parasız iki yemek yiyeceksin, 3-5 bahşiş toplayacaksın cebine para girsin. Yine 10 eve gitsen 8’i vermez bahşiş. Hep şikayetçi bunlar. Sen anca güleryüz göstereceksin. O da dermanın kalırsa.”

“Yemek Sepeti diye bir uygulama çıktı şimdi. Oradan puanına bakıyor müşteri. Servis hızın nasıl? Fiyatların nasıl? Yemek sıcak geliyor mu? Hepsi var. Başka müşteriler bakıyor buna sipariş verirken. Anlaşma yapmış iki şirket. Bir hatan oldu mu oradan şikayet ediyorlar seni.”

“Şimdi bir müşteri sipariş verirse kayıt alıyoruz hemen. Sonraki siparişinde telefonu çıksın. Adres sormayalım diye. Kolaylık tabi. Ama adam bir alo diyor. Yarım saat sonra siparişim gelmedi diye arıyor. Ben 5 sipariş taşıyorum aynı anda. Hele internetten sipariş verirse yandın. İşte 35 dakika sonra siparişi getirme garantisi veriyor uygulama. Ama siparişi götürene soran yok.”

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yorum

  1. Asgari ücret sigorta yemek verince çalışmaz İzmir kuryeler in.sigorta olmasın maaş yüksek olsun derler

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*