Kaçak maden ocağı çalışanı olmak

Belki siz de hatırlarsınız, Ayşe teyze ve Recep amcanın Ernenek’te yaşanan maden kazasında oğulları Tezcan için söylediği “Oğlum yüzme de bilmezdi, suyun içinde ne yaptı?” sözleri kulaklarımdan hiç çıkmadı. Madende çalışmak zaten doğası gereği çok tehlikelidir, hele bir de kaçak ocaksa, buralara “ölüm tünelleri” dışında bilmem ki ne demeli…

2018 yılı Temmuz ayında Zonguldak’ın Kilimli ilçesindeki kaçak kömür ocağında meydana gelen göçükte iki işçinin mahsur kalması üzerine Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) kurtarma ekipleri, AFAD, polis ve 112 sağlık çalışanları harekete geçti. Göçükte kalan işçileri kurtarmak için hummalı bir çalışma başlatıldı. Yaklaşık 4,5 saat süren çalışmanın ardından işçiler ağır yaralı olarak madenden çıkarıldı. Ancak sağlık ekipleri tarafından yapılan tüm müdahalelere rağmen ne yazık ki ikisi de yaşamını yitirdi.

Zonguldak’ta Karadon, Kilimli, Gelik, Kozlu, Ereğli, Armutçuk başta olmak üzere ülkemizin pek çok yerinde yasal olanlarının yanında kaçak maden ocakları da faaliyet göstermektedir. Bu ocaklarda meydana gelen ölümle sonuçlanmış kazalarda 2018 yılı ilk 6 ayı içinde kayda geçen göçükte kalma olaylarında 5 kişi hayatını kaybetmiştir. Ölüm dışında zaten kimsenin yaralanmalı iş kazalarından haberi olmamakta, yaralananlar başka mazeretler ile hastanelerde tedavilerini yaptırmakta ve yaşanan iş kazalarını saklanmaktadır.

Esas olay buzdağının açıkça görünmeyen ve asıl önemli bir bölümü… Ülkemizde 100 bin civarında kaçak maden ocağı sahası bulunmakta olduğu düşünülürse, riski varın siz düşünün.

Peki Kaçak ocak ya da Projeli Ruhsatlı Ocak nedir ?

Kaçak Ocak (Proje dışı ya da Ruhsatsız Ocak); hiçbir kayıt ve projesi bulunmayan, vergi vermeyen, denetlenmeyen, yetkisi olmayan kişilerce kaçak olarak çalıştırılan, yasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen ocaklardır.

Projeli yani Ruhsatlı Ocak ise; ihale ile rödövansa çıkılmış sahalarda, firmalarca projesi yapılmış, projeleri Maden İşleri Genel Müdürlüğü (MİGEM) tarafından onanmış, Çalışma Bakanlığı, MİGEM ve  TTK (Türkiye Taşkömürü Kurumunca) denetlenen, belirli sözleşmeye göre çalışan ve rödövans ödeyen, çalışanları sigorta güvencesinde olan kamu ya da özel işletme ocaklarıdır. Yasal yükümlülüklerini yerine getirmek zorunlulukları vardır.

Rödövans ise; ruhsat sahibinin (bu devlet de olabilir) madeninin çalıştırılması karşılığı alacağı bedelin (kiranın) ve madenin çalışma koşullarının belirlendiği sözleşmenin adıdır.

Karadon bölgesinde bilinen ortalama 150 civarında kaçak ocak mevcuttur. Kaçak ocaklar iki vardiya (16.00-24.00 / 24.00-08.00) çalışır. Özellikle denetim ve kontrollere yakalanmamak için gündüzleri çalışmazlar. En küçük kaçak ocakta vardiyada genelde 5 kişi; iki vardiyada toplam 10 kişi çalışır. Büyük kapasiteli kaçak ocaklarda ise ortalama 20 kişi çalışmaktadır. Kaçak ocaklarda kesin kayıtları olmamasına rağmen 1500 ile 2500 kişinin çalışmakta olduğu tahmin edilmektedir. Kaçak ocaklarda çalışanların ücreti günlük peşin ödenir. Ödemede net hiçbir kesinti olmaz, çünkü çalışma kayıt altında ve yasal değildir. İnsanlar ücreti iş bitiminin sonunda hemen yapıldığından kaçak ocakları tercih etmektedirler. Usta (vasıflı işçi) yevmiyesi 120-130 TL, yardımcı işçi (vasıfsız işçi) yevmiyesi 100 TL’dir.

Kaçak ocaklarda sağlık ve güvenlik

Binbir zorlukla çıkardıkları kömürleri yarı fiyatına 300-400 liraya satarak geçimlerini sağlamaya çalışmaktalar. Ne işe giriş muayeneleri ne de yıllık periyodik muayaneleri bulunmaktadır. Görme, işitme muayeneleri yapılamamakta ve pnömokonyoz için yasal akciğer grafileri çekilememektedir. Yani Allah’a emanet bir iş yaşamları vardır.

Çalışma şartları olarak çok ilkel ve özellikle her türlü denetimden uzak, tahkimatı ve malzeme kalitesi çok yetersiz, beton ve demir tahkimat yerine uygun olmayan ağaç tahkimat kullanılmakta bu yüzden kazaların birinci sırasını tahkimat yetersizliğine bağlı tavan göçmesi sonucu olanlar oluşturmaktadır.

Madencilikte çok hayati önemi olan havalandırmanın da buralarda çok yetersiz olduğu, çalışma alanlarındaki oksijenin 19 değerinin altında olduğu yapılan denetimlerde tespit edilmiştir. Zaten kaçak ocaklarda gazdan boğulma vakaları ölümlü kazaların ikinci sırasını teşkil etmektedir.

Ocaklarda tozla hiç mücadele edilmediğinden meslek hastalığına maruz kalanların çok olduğu tahmin edilmekte bu konuda hiç bir kayıt olmadığı için kesin sayı bilinmemektedir. Sendikalı olmadıkları ve hatta bazıları sigortalı bile olmadığı için sosyal güvenceden yoksundurlar.

İş güvenliği kurallarının önemsenmediği, antigrizu malzemeleri bırakın uygun baret, maske, eldiven, çizme ve kıyafetlerin olmadığı, yetersiz ışıklandırma, uygunsuz ve kötü havalandırmaya bu ocaklarda çalışanlarda başta pnömokonyoz, işitme kaybı, kas iskelet sistemi hastalıkları gibi hastalıklar sıkça görülmektedir. Metan ve karbonmonoksit gazı zehirlenmeleri, grizu ve kömür tozu  patlamaları, göçükte kalmalar büyük tehlikeler oluşturmaktadır.

Yerin yaklaşık 100 metre kadar altında,köstebek yuvalarını andıran ve hiçbir güvenlik önlemi bulunmayan ocaklarda kelle koltukta, Azrail ile kol kola ekmek kavgası devam etmektedir. Aileler kimi zaman evlerinin bahçesi, kimi zaman da yakındaki ormanlık ve dağlık alanlarda açtıkları ocaklarda güvenli olmayan şartlarda üretim yapmakta, bir çoğu ampul ile aydınlatılan ocaklarda el feneri ışığında kömür kazmaktadır. Yüksekliği 1 metreyi bile bulmayan tünellerde iki büklüm vaziyette, bazen sırtlarında bazen de yarım tonluk vagonları iterek kömür çıkarmaktadırlar.

Kaçak ocakta 3 çocuklu anne, yaşlı,emekli, genç ya da çocuk yaşta olmanın hiç önemi yok. Ekonomik güçlüğü olanın zaten başkaca çaresi de yok gibi… Buradan kazanılan para aile geçimi sağlandıktan sonra artanla kendi sigortasını ödemekte, 4000 işgününü tamamlayabilirlerse de emekli olmaktalar. Tabii yaşa takılmazlarsa…

Kaçak Ocak İhbar Sistemi

Zonguldak’ta kaçak maden ocakları ile etkin mücadele kapsamında “Kaçak Ocak İhbar Sistemi” yakın zamanda hayata geçirilecek olup, halen insansız hava aracı (drone) kullanılarak yapılan denetimlerde kaçak ocaklar tespit edilerek kapatılmakta ve haklarında yasal işlemler yapılmaktadır. Zonguldak Karadon Müessesesi Kilimli-Geliksaha sınırları içinde kalan bölgede 2010 yılı ile 2018 yılı haziran ayına kadar polis, jandarma ve TTK mensuplarınca tespit edilerek işlem yapılan kaçak ocak sayısı 800 civarında olup, yıllık ortalama 90 kaçak ocak imha edilmektedir.

Kendi arazilerindeki ocakların kapatılmasının ardından “hırsızlık” suçlamasıyla sabıkalı duruma düştüklerini ifade eden ruhsatsız maden ocağı sahipleri ise çok zor durumda olduklarını söylemektedir.

Kaçak kömür ocaklarıyla mücadele etmek için 27 Mart 2018 tarihinde resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 3213 sayılı Maden Kanununun Ek madde 15′ de değişiklik yapılmıştır. Değişiklik içeren maddede“İşletme izni veya bakanlıkça şerh edilmiş rödövans sözleşmesi olmaksızın mücavirdeki sahalara taşmalar hariç olmak üzere, maden ocağı açılması, maden üretilmesi veya faaliyetleri durdurulmuş maden sahalarında üretim faaliyetlerinin durdurulmasına sebep olan, düzeltilmesi veya işletme güvenliğinin  faaliyetleri dışına üretim faaliyetlerinde bulunulması fiillerini işleyenlere üç yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bine kadar adli para cezası verilir. Bu suçlardan hüküm giyenler infazın tamamlanmasından itibaren on yıl boyunca madencilik faaliyetleri yapamazlar. hükmü bulunmaktadır.

Kayıp bir madencinin kalbi

Zonguldak bölgesinin kanayan yarasından sizlere kısaca bahsettik.

Sunay Akın “Madenci” şiirinde maden şehitlerini bizler için özetlemiş:

Yine bir kömür kütürdedi sobada
kayıp bir madencinin
kalbi rastgeldi
atıverdi sıcak odada…

Bizler sıcak odalarımızda, ailemizle, yavrularımızla, dostlarımızla huzur içerisinde otururken; isimsiz binlerce maden şehitlerimizin canları pahasına yaptıkları bunca özveriyi unutmamalıyız.

Dileğimiz; Madenci feneri asla sönmesin, hiç bir madenci madenlerde ölmesin…

(09.08.2018)

Site içeriklerimiz sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*