İYHD: İşimizi kaybetme korkusu olmadan mesleğimizi yürütmek istiyoruz

İşyeri Hekimleri Derneği (İYHD) onuncu yıl dönümünde İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun getirdiği değişiklikleri değerlendirdi.

Konuyla ilgili olarak İYHD’den yapılan açıklama şöyle:

EUROSTAT ve SGK verilerinden derlediğimiz grafikler AB’nin 1989 tarihli İş Sağlığı Güvenliği (İSG) direktifinden alıntılanarak hazırlanan 6331 Sayılı İSG Kanunu ile buna bağlı mevzuat ve uygulamaların 10 yıllık performans özetidir.

Çalışanlarının sektörel dağılımı AB’nin sektörel dağılımına göre standardize edildiğinde dahi, Türkiye, ölümlü iş kazalarında açık ara Avrupa birincisidir.

Keza Meslek Hastalıklarının teşhisinde aynı performansı bu kez tersinden göstermektedir: Türkiye ısrarla meslek hastalıklarını tanımamakta, teşhis etmemektedir.

Oysa bir İSG sisteminin temel performans ölçütü başta ölümlü iş kazaları olmak üzere iş kazalarını önlemesi ve meslek hastalıklarını teşhis edebilmesidir.

Bu iki tablo bize 6331 sayılı yasa ve bağlı mevzuat ile Türkiye’de oluşturulan sistemin bundan çok uzak olduğunu göstermektedir. Peki neden?

Çünkü 6331 sayılı yasa ve hatta öncesinde

  • İşyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanlarının mesleki bağımsızlıkları ellerinden alınmış
  • İşyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanları OSGB’ler aracılığıyla işverenler nezdinde güvencesizleştirilmiş
  • Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı denetim alanından büyük ölçüde çekilmiş
  • Çalışanlar güvencesizlik, ücret erozyonu, esnek çalışma ve örgütsüzlük kıskacına alınarak çalışma hayatı ve iş sağlığı güvenliği tamamen işverenlerin insafına bırakılmıştır.

Kuşkusuz bu alanın hekimleri olarak

  • İşyeri Hekimliğinin uzmanlık alanı olarak kabul edilmesi için Uzmanlık Tüzüğünde gerekli değişikliklerin bugüne kadar yapılmamış olması
  • İşyerlerindeki çevresel ve biyolojik izlemlerin hakkıyla yapılamaması
  • Çalışanların eğitimlerinin süreklilik ve ciddiyetinin sağlanamamış olması
  • Çalışanların işyeri risklerine ilişkin bilgilendirilmelerinin sistematik ve sürekli hale getirilememiş olması
  • İşyeri Hekimliğinin reçete repete eden hekimliğe indirgenmeye çalışılması
  • İşyeri Hekimlerinin çalışma alanlarının ve sürelerinin yetersiz olması, hatta bu yetersiz sürelerin önemli bölümünün yollarda geçmesi
  • İşyeri hekimleri olarak ücretlerimizin son 20 yılın en düşük seviyelerine gelmiş olması
  • Sgk primlerimizin bu düşük ücretler üzerinden bile yatırılmaması gibi dile getirmeyi istediğimiz pek çok başlık var.

Adı iş sağlığı güvenliği olan bir yasanın varlığıyla yetinmeyen, başta ölümlü iş kazaları olmak üzere ülkemizdeki iş kazalarının önlenmesi ve meslek hastalıklarının teşhis edilebilmesi çabasında samimi olan herkesi 6331’in 10. Yılında

  • Çalışanların işini kaybetme korkusuyla iş kaynaklı hastalığını gizlemek zorunda kalmadığı,
  • Biz işyeri hekimlerinin işimizi kaybetme korkusu olmadan mesleki maruziyetleri aradığımız, takip ettiğimiz ve bildirebildiğimiz
  • İş güvenliği uzmanı çalışma arkadaşlarımızın aynı düşüncelerle kaza etkenlerini ve önlemlerini işten atılma korkusu olmadan bildirebildiği
  • Koruyucu hekimlik ilkesine dayalı bir iş sağlığı güvenliği düzeni inşa etmek için çaba sarf etmeye çağırıyoruz.

Site içeriklerimiz sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*