İşyerindeki evcil hayvanlar ve Kovid-19

Kedi ve köpek gibi evcil hayvanlarda Kovid-19 (yeni koronavirüs) tespit edilmesi, bunların beslendiği, getirildiği ya da girdiği işyerlerinde kaygıya neden oluyor.

Yakın zamanlarda ölümcül salgınlar yapan ve her ikisi de birer koronavirüs olan SARS misk kedilerinden, MERS ise develerden insana bulaşmıştı. Kovid-19‘un da Çin’deki bir balık ve canlı hayvan pazarından yayıldığının bildirilmesi, insanların hayvanlarla ilişkilerinde yeniden kaygıya neden olmuştu. Salgının yayılmasıyla birlikte, kedi ve köpek gibi evcil hayvanlarda da Kovid-19 tespit edildiğine dair haberler tüm dünyadan gelmeye başladı. Bununla birlikte bu hayvanların sayısı yine de çok azdır ve çoğunlukla Kovid-19 hastası bir insana yakın temas nedeniyle bulaşmıştır.

Kediler ve köpekler tüm dünyada en yaygın evcil hayvanlardır. Şehirleşme ile birlikte ise artık aynı ev bir yana, aynı odanın ve hatta aynı yatağın bile paylaşıldığı birer karaktere dönüşmüş durumdalar. İnsanlarla bu kadar içli dışlı olan canlılarda Kovid-19 tespit edilmesinin kaygı uyandırması, bu yüzden çok doğal.

Ama kediler ve köpekler yalnızca evde değil, işte de insanlara eşlik edebilmekteler. Örneğin, polis köpeği, arama-kurtarma köpeği, görme engelliler için rehber köpek, çoban köpeği ve bekçi köpeği gibi işler zaten bu evcil hayvanlar ile yürütülmektedir. Bunun yanında, işyeri sahipleri ya da izin veriliyorsa çalışanlar evcil hayvanlarını işyerine getirebilmekte, hatta çalışma ortamına olumlu katkıları nedeniyle bazı şirketler bunu özellikle teşvik etmektedir. Ayrıca, bir engel olmadığında çevredeki kedi ve köpekler işyerine izinsiz girip çıkabilmekte, ya da örneğin işyerindeki fareleri avladığı için buna göz yumulabilmektedir. Son olarak da, veterinerlik özgün bir başlık olduğu için dışarıda bırakılsa bile, evcil hayvan bakıcılarını da bu gruba eklemek gerekir.

Peki, çoğunlukla işyerindeki tüm çalışanların ve çevredeki insanların da maskotu haline gelen ve yakın temasa girilen bu hayvanlar konusunda ne yapmak gerekir?

yazının tamamı için lütfen buraya tıklayınız

Site içeriklerimiz sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

3 Yorum

  1. Dünya Sağlık Örgütü evcil kedi köpekten geçmediğini belirttiği halde bu yazı hayvan düşmanlığının bu dönemde fırsata dönüştürülmüş hali yazık!

    • Merhaba Sibel hanım. DSÖ “evcil hayvandan insana Kovid-19 geçmiyor” demiyor, “henüz bunu gösteren bir kanıt yok” diyor. Ben de yazımda tam da bunu diyor ve “evcil hayvanların hayatını ve sağlığını tehlikeyi atacak önlemlere girişmeyin” diye de ekliyorum. Ama öte yandan bazı önlemleri de öneriyorum. Dikkat ederseniz, bu önlemler, özetle şunu söylemektedir: “kendi sahipleri ve bakıcıları dışında evcil hayvanları başka insanlarla ve hayvanlarla etkileşime sokmayın ve hastaysanız siz de dikkat edin”. Amaç ise hem insanları hem de evcil hayvanları korumak. Son olarak, yorumunuzun, zaten yazdığım bir yazıyı bana özetletecek kadar bende hayret uyandırdığını belirtmek isterim. Yine de eksik olmayın.

  2. Doktor olduğunuz için soruyorum, hayvanda görülen virüsün muhtemelen insandan bulaştığını belirtmişsiniz. Hastalığın ana kaynağı insan ile aynı işyerinde çalışıyoruz, aynı toplu taşımaya biniyoruz. İnsandan hayvana bulaşacak, oda bize denk gelecek… Bir bilim insanı olarak yüzdeler ile düşünürseniz, normalleşme altında insanlarla iç içe girdiğimiz bu dönemde, bu yazı ne kadar tutarlı olmuş acaba? Sibel hanımın yorumuna katılmamak elde değil.

Yorumlara kapatıldı.