Evden çalışan anneler çocuğu kaç yaşındaysa daha çok zorlanıyor?

@sorbetto (Getty Images)

Annenin çocuk kaç yaşındayken daha rahat olduğu” kadınlar arasında çözümsüz bir tartışmadır.

0-2 yaş kimine göre anneye çok bağımlıdır, kimine göreyse karnını doyurup altını temizledin mi rahatsındır.

3-5 yaş kimine göre yerinde durmayan bir beladır, kimine göreyse oyuncağını önüne koydun mu kendini avutuyordur.

6-12 yaşın kimine göre okula bırakıp alma ve ödev derdi hiç bitmez, kimine göreyse arkadaşlarıyla birlikteyse kimseyi rahatsız etmez.

13-18 yaş kimine göre en az bir kez psikoloğa götürülen bir ergendir, kimine göreyse cep telefonunu elinden almadığın sürece sorun yoktur.

Peki, bu anne salgın nedeniyle evden çalışmak zorunda kaldıysa, hangi yaş grubundaki çocuğa sahip olmak daha zorlayıcıdır?

Uzman Klinik Psikolog Ülkü Parlak “COVİD-19 Sürecinde Evden Çalışan Annelerde Depresyonu Yordayan Faktörler: İş-Aile Çatışması, Evlilik Uyumu ve Ebeveyn Tükenmişliği” isimli yüksek lisans tezinde bu konuyla ilgili verilere ulaştı.

Çalışma Kovid-19 salgını döneminde evden çalışan, evli ve 18 yaş altı çocuğu olan kadınlarla, internet üzerinden bir anket ile yapıldı.

Çalışmaya Türkiye’nin tüm bölgelerinden, 24-55 yaş arası 495 kadın katıldı.

Katılımcıların yarısından fazlası salgın nedeniyle evden çalışırken, kalan bölümünün bazı zamanlar evden bazı zamanlar ise ofisten çalıştığı görüldü.

Annelerin büyük çoğunluğu 6-12 yaş çocuk sahibi iken, bunu sırasıyla 3-5 yaş arası, 0-2 yaş arası ve 13-18 yaş arası çocuk sahibi anneler izlemekteydi.

Çalışma sonucunda 0-2 yaş arası çocuğu olan annelerin, diğer yaş gruplarından çocukları olanlara göre, anlamlı ölçüde daha fazla iş-aile çatışması yaşadığı ortaya çıktı.

Konuyla ilgili olarak Ülkü Parlak’ın değerlendirmeleri şöyle:

Depresyonun kadınlarda yaygın olduğu göz önüne alındığında, çalışma kapsamında elde edilen bulguların depresyonla müdahale programlarında, içinde bulunduğumuz pandemide yol gösterici olacağı düşünülmektedir. İş-aile çatışmasının depresyon üzerindeki yordayıcı rolü düşünüldüğünde, organizasyonel açıdan kurumların iş-aile çatışmasını azaltacak politikalar uygulamasının gerekliliği görülmektedir. Özellikle çocuğu olan kadın çalışanların, evden çalışma sürecinde ebeveynlik yükleri de göz önüne alınarak, iş yükü ve çalışma saatleri konusunda esneklik sunmaları ve iş yeri psikoloğu bulundurmaları hem çalışanların psikolojik sağlığı hem de organizasyonun uzun vadeli yararı açısından gerekli görülmektedir. İş-aile çatışmasına ek olarak, ebeveynlik tükenmişliği göz önüne alındığında, özellikle pandemi döneminde 0-2 yaş arasında çocuğu olan, evli ve evden çalışan anneler için sosyal destek mekanizmalarının geliştirilmesinin, iş ve aile çatışmasının önüne geçerek depresyon için önleyici olacağı düşünülmektedir.

Site içeriklerimiz sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*