Bir fincan kahvenin kırk yıl hastalığı

Yapılan son çalışmalar kahve kavurma, öğütme ve paketleme işlerinde çalışan işçilerin Bronşiyolitis Obliterans adı verilen ciddi bir akciğer hastalığına yakalandığını ortaya çıkardı.

Kahve Yemen’den gelir

Meslektaşlarım kahvenin ne kadarının, vücudumuzun neresine yararlı ya da zararlı olduğunu araştıradursunlar, tüm dünyada bir günde yaklaşık 2,2 milyar fincan kahve tüketilmektedir ve kahve dünyada ham petrolden sonra en çok ticareti yapılan maddedir.

Kahve Yemen’den gelir” diye türkü olsa da kahvenin anavatanı Habeşistan’dır ve dünyadaki kahvenin yüzde 40’ını Brezilya üretmektedir. İstanbul’da ilk kahvehane ise 1554 yılında, Şam’dan gelen iki tüccar tarafından açılmıştır. Türk kahvesi telvesi ile ikram edilen tek kahve türüdür.

İçilen kahvenin tadı ağacın türüne, yetiştiği ülkeye; kahve meyvesinin toplanma biçimine; meyvenin kuru, ıslak ya da yarı kuru işlenmesine; kavurma süresine ve sıcaklığına; öğütme yöntemine, süresine ve inceliğine; demleme yöntemine, süresine, kullanılan suyun kalitesine ve filtre kullanılıp kullanılmadığına; servisten önce içine süt, süt tozu ya da krema katılıp katılmadığı gibi pek çok faktöre göre değişir. Sonuçta, ortaya, Americano’dan Yuanyang’a, Latte’den Cappuccino’ya, Vienna Coffee’den Türk kahvesine bir lezzet yelpazesi çıkar.

Ancak, yapılan son çalışmalar kahve kavurma, öğütme ve paketleme işlerinde çalışan işçilerin Bronşiyolitis Obliterans adı verilen ciddi bir akciğer hastalığına yakalandığını ortaya çıkardı.

Bronşiyolitis Obliterans

Bronşiyolitis Obliterans bronşiyol adı verilen küçük hava yollarının geri dönüşümsüz olarak tıkanmasıdır. Kuru ya da balgamlı öksürük, egzersiz sırasında nefes darlığı, hırıltılı solunum gibi şikayetler görülür. Şikayetlerin ilerlemesiyle solunum yetmezliği ve ölüm ortaya çıkabilir. Tam bir tedavisi yoktur. Akciğer nakli gerekebilir.

Bronşiyolitis Obliterans çocuklarda asıl olarak enfeksiyonlar nedeniyle ortaya çıksa da, yetişkinlerde en sık nedeni zehirli gazların solunmasıdır. Nitekim, daha önce tatlandırıcı üretimi çalışanlarında ve mikrodalga patlamış mısır üretimi çalışanlarında tanımlanmıştı. Son çalışmalarla, hastalığın görüldüğü sektörlerin arasına kahve işleme çalışanları da eklenmiş görünüyor.

Diasetil ya da tereyağlı patlamış mısır yediğimizi sanmak

Araştırmalar bu hastalığa neden olanın diasetil (2,3-butanedion) ya da bunun eşdeğeri olarak kullanılan 2,3-pentanedion denilen kimyasallar olduğunu göstermiştir.

Bu madde gıdalara aroma vermek için kullanılan tatlandırıcıların içerisinde bulunmaktadır, bu yüzden de bu tatlandırıcıların üretiminde çalışan işçilerde Bronşiyolitis Obliterans’a rastlanmıştır.

Yine, mikrodalga patlamış mısır üretiminde de bu hastalık tespit edildi, çünkü diasetil bu şekilde üretilen patlamış mısıra tereyağı tadı veren tatlandırıcının içinde bulunmaktaydı.

Kahve işleme tesisi işçilerinde Bronşiyolitis Obliterans

İlk kez 2013 yılında bir kahve işleme tesisinde çalışan iki işçide Bronşiyolitis Obliterans bildirildi. Her ikisinin ortak noktaları benzer çalışma ortamlarında çalışmış olmaları, çalışmaya başlayalı yaklaşık 18 ay olalı şikayetlerin başlamış olması, başlangıçta öksürük ve nefes darlığı şikayetlerinin olması ve tanılarının başlangıçta yanlış konulup yanlış tedaviler uygulanmasıydı.

2015 yılının sonlarında NİOSH (ABD’deki Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Enstitüsü) bu işçilerin çalıştığı işyerinde yürüttüğü araştırmayı bir makale ile duyurdu.

Buna göre, kahve işleme tesisinin kavurma, öğütme ve paketleme bölümlerinde çalışanların solunum testleri diğer bölümlerde çalışanlara kıyasla oldukça kötüydü. Nedeni ise bu bölümlerde çalışanların diasetil (2,3-butanedion) ve 2,3-pentanedion kimyasallarının gazına maruz kalmalarıydı.

Bu kimyasallara maruziyetin bir kaç kaynağı vardı. Birincisi, bu iki madde tatlandırıcı katılmamış kahvenin kavrulması sırasında doğal olarak ortaya çıkıyordu. İkincisi, tatlandırma alanında kavrulmuş kahve çekirdeklerinin bir kısmına bu maddeleri içeren tatlandırıcılar ekleniyordu. Üçüncüsü, kahvenin öğütülmesi ortaya çıkan kimyasalların miktarını artırıyordu. Dördüncüsü, öğütülmüş kahveler gazı alınmak için silolarda bekletiliyordu.

Tehlike sanılandan çok daha yaygın

Bugüne kadar tatlandırıcı ve mikrodalga patlamış mısır üretiminde çalışanlarda Bronşiyolitis Obliterans vakaları gözlenmişti. Ancak kahve işleme tesisinde ortaya çıkan vakaların incelenmesiyle sorunun sanılandan çok daha yaygın olabileceği ortaya çıkmıştır.

Öksürük ve nefes darlığı şikayeti olan işçilere Bronşiyolitis Obliterans tanısı konmamış olsa da; bu şikayetler yeterince ilerlememiş olsa da, işçiler bu şikayetler için işyerine ya da işyeri hekimine başvurmamış olsa da bu kimseyi aldatmamalı ve gerekli araştırmalar mutlaka yapılmalıdır. Tatlandırıcı üreten kimya endüstrisi ve tatlandırıcı kullanan gıda endüstrisi çalışanları Bronşiyolitis Obliterans için ciddi risk altındadır.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*