Annesini kaybeden çocuğun sessizliği canımı yakmıştı

Edvard Munch’ın Çığlık (1895) isimli eserinden ayrıntı.

Yeni bir çalışma, acil servislerde ve ambulanslarda görevli sağlık çalışanlarının yardım ettikleri kişilerin acılarından fazlasıyla etkilendiğini gösterdi.

Yaşam olaylarının kişinin ruh sağlığı üzerindeki yıkıcı etkisi travma olarak adlandırılır. Vietnam’dan dönen askerlerde görülen belirtiler Travma Sonrası Stres Bozukluğu adıyla bir araya getirilmiştir.

Travma konusunda bilinmesi gereken üç kritik nokta vardır. Birincisi,  kişilerin travmaya tepkisi farklıdır. İkincisi, travma kişiyi doğrudan etkileyen bir olay ile ortaya çıkabilir. Ama, üçüncüsü, bir başkasını etkileyen olaya tanıklık etmek, hatta onu duymak bile travmaya neden olabilir.

Konuyu deprem örneği üzerinden anlatırsak…

Depremde bir binanın altında günlerce kalan ve sonrasında sağ salim kurtarılan kişinin yaşadığı doğrudan bir travmadır. Dolaylı olarak travmaya uğrayanlar arasında ise şunlar sayılabilir: Kurtarılan kişinin olaydan doğrudan etkilenmemiş aile üyeleri; kişiyi evin altında çıkarmaya çalışan acil kurtarma ekipleri, yangın da varsa itfaiyeciler; olay yerinin güvenliğini sağlamaya çalışan polisler; kişiye ilk tıbbi müdahaleyi yapan sağlıkçılar; tüm bunları ekranlardan izleyen kişiler ve bu travmayı yaşayan kişilere ruhsal destek veren ruh sağlığı çalışanları.

İşleri gereği hastaların en kritik anlarına tanıklık eden acil servis ve ambulans hizmetlerinde görev alan sağlık çalışanlarının yaşadığı travma dolaylı bile olsa, etkileri uzun sürebilir, kişisel yaşamlarını olumsuz etkileyebilir ve mesleklerini beceriyle yapmalarına engel olabilir.

Başkent Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Sosyal Hizmet Bölümü’nden Arş. Gör. Merve Deniz Pak, Öğr. Gör. Emre Özcan ve Doç. Dr. Arzu İçağasıoğlu Çoban tarafından yapılan bir araştırma bu konuya ele aldı.

Araştırma 9 Temmuz – 9 Ağustos 2017 arasında yürütüldü. Araştırmaya Acil Tıp Teknisyenleri ve Teknikerleri (Paramedik) Derneği ile Türkiye Acil Tıp Derneği’ne üye olan acil servis ve ambulans hizmetlerinde çalışan doktor, hemşire, paramedik, sağlık memuru, acil tıp teknisyenleri ve anestezi teknikerlerinden oluşan 117 kişi katıldı.

Araştırma sonucunda her 10 katılımcıdan 6 tanesi acil serviste şiddete uğradığını belirtti.

Şiddete uğradığını belirten her 10 kişiden 6’sı bu şiddetin sözel şiddet, 2’si fiziksel şiddet, 4’ü ise duygusal şiddet olduğunu söylemiştir. Uygulanan şiddetin ise tamamının hasta ve hasta yakınları kaynaklı olduğu belirtildi.

Bu sonuçlar zaten medyaya yansıyan haberlerle uyum içerisindedir. Ancak, uyum içinde olmayan şey, araştırmaya katılan her 10 sağlık çalışanından 6’sının yardım ettiği hastaların maruz kaldığı travmadan etkilendiğini söylemesidir.

Bir sağlık çalışanını etkileyen şeyi başlıkta kullandık. Diğer bir sağlık çalışanı ise kendisini etkileyen olayı şöyle tanımlıyor: “kalp masajı sonrası döndürdüğümüz ve durumu gayet normal olan bir hastaya sırf yer bulunamadı diye hastanın beklerken elimizde tekrar ölmesi olayında annesinin çığlıkları…

Kimbilir, hekimlerin intihar etmesinin belki de bir nedeni, bu araştırmanın da gösterdiği üzere, sağlık çalışanlarının içleri hastalarının acılarıyla acırken, yine hastalar tarafından dövülmek, bıçaklanmak, aşağılanmak, küfür edilmektir.

Site içeriklerimiz sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*