Aile hekimi işe giriş raporu verebilir mi?

.

İşe giriş sağlık raporu nedir?

Çalışanların bedensel ve ruhsal olarak yapacakları işe uygun olup olmadıklarını belirten sağlık raporudur.

İşe giriş sağlık raporlarını kimler verebilir?

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu‘nun 15. maddesinde “Bu Kanun kapsamında alınması gereken sağlık raporları işyeri hekiminden alınır.” denmektedir. Buna göre, işle ilgili sağlık raporları, yalnızca, o işyerinin hekimi tarafından verilebilir. Bu yerindedir de, çünkü işyerindeki tehlikeleri ve bunlardan kaynaklı sağlık risklerini en doğru olarak o işyerinin işyeri hekimi bilebilir.

Aile hekimleri neden işe giriş sağlık raporu vermektedir?

Çünkü, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 38. maddesinde “Bu Kanunun 6. ve 7. maddeleri, 4857 sayılı İş Kanununun mülga 81 inci maddesi kapsamında çalışanlar hariç kamu kurumları ile 50’den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için 31/12/2023 tarihinde yürürlüğe girer.” denmektedir. Yani, kamu kurumları ile 50’den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinin işyeri hekimi çalıştırma zorunluluğu 31/12/2023 tarihinde başlayacaktır. Yukarıda, işe giriş raporlarını ancak işyeri hekimleri verebilir demiştik. Bu durumda, işyeri hekimi çalışmaya başlayıncaya kadar, bu işyerleri için işe giriş raporlarını kimin vereceği bir sorundur. Aynı kanun 15. maddesinde bu konuya şöyle yanıt veriyor: “Bu Kanun kapsamında alınması gereken sağlık raporları işyeri hekiminden alınır. 50’den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli işyerleri için ise kamu hizmet sunucuları veya aile hekimlerinden de alınabilir.” Buradaki “kamu hizmet sunucusu”ndan kastedilenler devlet hastaneleri, eğitim ve araştırma hastaneleri gibi kurumlardır. Sağlık Bakanlığı e-rapor sisteminin hayata geçmesini de göz önünde bulundurarak, rapor biçimleri ile rapor verme usul ve esaslarını 30.09.2019 tarihinde çıkardığı Sağlık Raporları Usul ve Esasları Hakkında Yönerge ile yeniden tanımlamıştır. Bu yönergeye göre “50’den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli işyerlerinde çalışacak olan kişilerin işe giriş raporları, iş yeri hekimliği belgesi aranmaksızın aile hekimleri ve kamu sağlık hizmet sunucularında görevli tüm hekimlerce düzenlenebilir.” Yani, eğer 50’den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli grupta yer alan bir işyerinde çalışacaksanız, herhangi bir aile hekimi ya da herhangi bir devlet hastanesinde çalışan herhangi bir hekim, işyeri hekimliği yapmasına dair belgesi olsun ya da olmasın, size işe giriş sağlık raporu verebilir. Ancak, yönerge özellikle belirtmemiş olsa da, raporunuzu, ben herhangi bir aile hekiminden değil, kayıtlı olduğunuz aile hekiminden almanızı öneriyorum. Çünkü sizinle ilgili temel sağlık kayıtları kendisinde olacağı için, çalışmanıza dair daha doğru bir kanaatte bulunabilecektir .

Aile hekimleri hangi işyerleri için işe giriş sağlık raporu verebilir?

Kanuna ve yönergeye göre, bir kişinin aile hekimlerinden işe giriş raporu alabilmesi için, işe gireceği yerin 50’den az çalışanı olan az tehlikeli sınıftaki bir işyeri olması zorunludur. 50’den az çalışanı olma durumu malumdur. Peki, “az tehlikeli sınıftaki işyeri” ne demektir? İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’ndaki görevler, işyerinin tehlike sınıfı ve/veya çalışan sayısı göz önünde bulundurularak tanımlanmıştır. Tehlike sınıfının nasıl belirleneceğini, söz konusu kanun şöyle açıklamaktadır: “İşyeri tehlike sınıfları; 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 83 üncü maddesine göre belirlenen kısa vadeli sigorta kolları prim tarifesi de dikkate alınarak, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürünün Başkanlığında ilgili taraflarca oluşturulan komisyonun görüşleri doğrultusunda, Bakanlıkça çıkarılacak tebliğ ile tespit edilir.” Bu tebliğ İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği olarak çıkmıştır. Bu tebliğin ekinde yaklaşık 3 bin iş türü vardır. Bu işlerin yaklaşık 2 bin tanesi “çok tehlikeli” ve “tehlikeli” sınıftaki işler iken, yaklaşık bin tanesi “az tehlikeli” sınıftaki işlerdir. Eğer, çalışacağınız işyerinde yapılan “asıl iş” bu listede az tehlikeli olarak geçiyorsa ve işyerinin çalışan sayısı 50’den azsa, aile hekiminizden ya da devlet hastanesinden işe giriş sağlık raporu alabilirsiniz. Tehlike sınıfı az tehlikeli olsa bile çalışan sayısı 50 ya da üzerinde olan işyerleri ile çalışan sayısı 50’den az olsa bile tehlike sınıfı çok tehlikeli ya da tehlikeli olan işyerlerinde çalışacaklar aile hekimleri ya da devlet hastanelerinden işe giriş raporu alamazlar. Ek-1’deki listeden, bu tebliğde az tehlikeli olarak geçen işyerlerini sarı işaretli olarak bulabilir ve rapor için başvurup başvuramayacağınızı anlayabilirsiniz.

İşe giriş sağlık raporu alabilmek için aile hekimine hangi belgeyi götürmek gerekmektedir?

Sağlık Raporları Usul ve Esasları Hakkında Yönerge bu konuya şöyle açıklık getirmektedir: “İşe giriş raporu almak isteyen kişiler 50’den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli işyerlerinde çalışacaklarına dair bir belgeyi başvuru yaptıkları hekime ibraz etmek zorundadır.” Bu belgeye dair hazırladığım bir örneği Ek-2’de bulabilirsiniz. İşe giriş sağlık raporu almak için, aile hekimine ya da devlet hastanesi hekimine, işyerinizden alacağınız bu yazı ile gitmelisiniz.

İşe giriş sağlık raporu ücreti ne kadardır?

Sağlık Raporları Usul ve Esasları Hakkında Yönerge’ye göre “Sağlık Bakanlığına bağlı birinci basamak sağlık hizmet sunucularında düzenlenen raporlar için kişilerden ücret talep edilmez.” Aile hekimliği birimleri de bu kapsamda olduğu için, aile hekimlerinden alınacak işe giriş sağlık raporları için sizden herhangi bir ücret istenemez. Bununla birlikte, devlet hastaneleri birinci basamak sağlık hizmet sunucusu değildir ve bu yüzden sizden ücret talep edebilirler .

Özet

  • 31/12/2023 tarihine kadar, az tehlikeli sınıfta faaliyet yürüten ve 50’den az çalışanı olan işyerlerinde çalışacak kişiler için işe giriş raporu aile hekimlerinden ve devlet hastaneleri gibi kamu sağlık kurumlarından alınabilir.
  • Bu raporu alabilmek için, Ek-2’de örneği verilen bir yazının işyerinden alınıp, rapor alınacak hekime verilmesi zorunludur.
  • Devlet hastaneleri işe giriş sağlık raporları için ücret talep edebilir, ancak aile hekimleri verdikleri işe giriş sağlık raporu için herhangi bir ücret talep edemez

Ek-1: Az tehlikeli sınıftaki işyerleri listesi (Az tehlikeli sınıftaki işyerleri listede sarı renkle vurgulanmıştır.)

..

Ek-2: İşyerinden alınacak yazı örneği

Site içeriklerimiz sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yorum

  1. “”””””””””Yani, eğer 50’den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli grupta yer alan bir işyerinde çalışacaksanız, herhangi bir aile hekimi ya da herhangi bir devlet hastanesinde çalışan herhangi bir hekim, işyeri hekimliği yapmasına dair belgesi olsun ya da olmasın, size işe giriş sağlık raporu vermek zorundadır””””””””””””””” . Bu cümlenin sonundaki zorunluluk ifadesi mevzuat açısından yanlış ve desteksizdir . Bu ifade bu yazıyı okuyanların yanlış bilgilenmesine sebep olacaktır . Düzeltilmesi gerekir . Geçerli mevzuatda aile Hekimleri için ZORUNLULUK olduğunu doğrulayacak , bu anlama gelecek hiçbir ifade yoktur

    • Sayın meslektaşım, uyarınızın esastan mı usülden mi bir eleştiri içerdiğini tam anlayamadım. Bu yüzden her iki yönden de yanıt vermeyece çalışacağım.

      Eğer esastan bir eleştiriyse, yani aile hekimlerinin işe giriş raporu vermek “zorunda olduklarına” dair yorumumuma dair itirazınızı dile getirdiyseniz, yazımda konuyu kendimce bütün yönleriyle incelemeye çalıştığım için ayrıca bir yorumda bulunmayacağım. Eleştiriniz ve katkınız için teşekkür ederim. Daha somut ve ayrıntılı dile getirirseniz, ya da bir yazı yazarsanız yayınlamaktan mutluluk duyarım.

      Eleştiriniz usulden de olabilir. Yani, 1 Temmuz itibariyle artık benim ifademle bu “zorunluluk” ortadan kalkmış durumdaydı ve yazı mevcut haliyle insanları fiilen yanlış yönlendirir durumdaydı ve siz bana bunu hatırlatmak istemiş olabilirsiniz. Eğer öyleyse, ayrıca teşekkür ederim. Yazının başına bir güncelleme ekleyerek yeni durumu kısaca açıkladım.

      Saygılar. Selamlar.

      • Yapabilir , verebilir ve benzeri şekilde yazılan ve söylenen fiiller Türkçe dil bilgisi kuralları ve anlam olarak bir keyfiyeti bildirir. Bu keyfiyet ilgili fiilin cümlede anılan özne tarafından isterse yapabilabileceğini , o özne yani o kişi tarafından yapılma zorunluluğu , yükümlülüğü olmadığını sadece o kişi kabul ederse , istekli ise yapılabileceğini anlatır . Yapabilir , edebilir , verebilir ve benzeri ifadeler hiçbir zaman bir zorunluluk , yükümlülük anlatmaz . Bu ifade şekli kanun yapıcılar tarafından da çok iyi bilindiğinin göstergesi yine aynı kanundan alıntı yaparak anlatabilirim . Aynı kanunda ” zorunluluk ” belirten ifadelerden biri şu şekildedir ; “””İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu‘nun 15. maddesinde “Bu Kanun kapsamında alınması gereken sağlık raporları işyeri hekiminden alınır.” “”””. Görüldüğü üzere kanun yapıcı bu raporun kimden alınacağını, buradan alınmasının zorunlu olduğunu cümlenin fiilindeki çok net belirlemiştir . Dikkatle okunursa cümlenin fiili “””alınır””” olarak yazılmıştır , “””alınabilir””” şeklinde yazılmamıştır . Yani işi bir seçeneğe, kişiden kişiye değişebilecek bir keyfiyete bırakmamış , kesin ve net bir ifade ile hedef, ünvan belirlemiş , iş yeri hekimini de bu işle yükümlü hale getirmiştir . Halbuki aile hekimleri için kanuna sonradan eklenen cümlenin fiili ise zorunluluk anlamı çıkarılamayacak şekilde “””verebilir” dir . Yani aile hekimine zorunluluk , yükümlülük tanımlanmamıştir. Zaten kanuna bu cümle eklendikten sonra bende dahil binlerce aile hekimi bu raporu vermeyi reddetmiş, vatandaşlar kanunu bilmedikleri için bunu şikayet konusu yapmışlar ancak hiç bir aile hekimi hakkında görevini yerine getirmediğine dair işlem başlatılmamıştır , çünki aile hekimlerinin böyle bir yükümlülüğü ve zorunluluğu yoktur . Tüm bunlar göstermektedir ki hem Güncelleme notunuz hemde konuyla ilgili yazınız hatalı yorum içermektedir . Bunu ister usul ister esas diye kabul ediniz ancak temelde Türkçe dil ve anlam bilgisi açısından hata vardır .

        • Öncelikle değerli katkılarınız için teşekkür ederim. Anlaşılan o ki, eleştiriniz konuna esasına yönelikmiş. Ama bu vesileyle bana artık bu yazının işaret ettiği hükümlerin geçersiz kaldığını hatırlattınız ve düzeltme fırsatı yarattınız. Bu önemli, çünkü yazı her gün binlerce kez okunuyor.

          Esasa yönelen eleştirinize yanıtım ise şöyle…

          İlgili kanunun konuyla ilgili 15. maddesi tam olarak şöyle: “Bu Kanun kapsamında alınması gereken sağlık raporları işyeri hekiminden alınır. 50’den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli işyerleri için ise kamu hizmet sunucuları veya aile hekimlerinden de alınabilir.”

          Sizin de söylediğiniz gibi, “alınır” ifadesi bir kural tanımlamaktadır. Ama peşi sıra gelen cümlenin fiili, sizin ifade ettiğiniz gibi “verebilir” değil, “alınabilir”dir. Eğer verebilir olsaydı, şüphesiz haklı olurdunuz. Ama alınabilir ifadesi, raporu verecek olanın değil, alacak olanın iradesine bir gönderme yapıyor ve seçenek sunuyor. Yani ister devlet hastanesinden, isterse aile hekiminden alınabilir. Bu yüzden, yazımın bir yanlışlık içerdiğini hâlâ düşünmüyorum.

          Yanlış olan tek şey, işyerinin çalışma koşullarını bilmeyen aile hekimlerinden işe giriş sağlık raporu vermesinin istenmesiydi, bu yanlışlık da 01.07.2020 tarihinde fiilen ortadan kalktı.

          Saygı ve selamlarımla.

          • Şimdi ortak bir noktaya geldiğimizi umuyorum .Evet kanun koyucu yaptığı şey tam da bir seçenek sunmak , iş yeri hekimleri dışında 2 adres daha tanımlıyor ve bunlardan da “”alınabilir ” diyor . Ancak tekrar edeyim kesin kural tanımlamamış ve “alınır ” dememiş , zorunluluk , yükümlülük tanımlamamış . Yani bu yeni tanımladığı 2 adrese ki bunlardan biri aile hekimleridir ve onlara “zorunluluk “, ” yükümlülük ” getirmemiştir . Kanunun ruhu , gerekçesi ve amacına da uyabiliyor ise , bu kanunun ve ekindeki mevzuatın gereklerini yerine getirebiliyor ise yani en basitinden gidip ilgili iş yeri görebiliyor , iş verenle yapılacak işi görüşebiliyor , iş yeri güvenlik ve risk analiz bilgilerinie bizzat ulaşabiliyor ise ve “””ister””” ise bu raporu verebilir denmek istenmektedir alıntıladığınız cümlede . Bunları yapmadan yada yapamadan oturduğu sandalyeden tüm olası riskleri üstlenerek vatandaşın işi görülsün diye bir kağıt parçasına imza atmak bu raporun amacına kökünden aykırılıkdır . Ve yine kanun koyucu sonradan yaptığı mevzuat değişikliği ile 2. iş yapması yasak olan aile hekimlerine ayda 30 saat iş yeri hekimliği yapabilme serbestiyetide tanımlamıştır . Bu 2 konuyu birrada değerlendirmekte de fayda vardır . her 2 side istepğe bağlıdır , zorunluluk , yükümlülük yoktur . Bu sebeple özellikle konu hakkında bilgisiz kişilerin yanlış anlamalarına sebep olabilecek olan ve sağlıkda şiddete dayanak olabilecek zorunluluk ifadenizin düzeltilmeye ihtiyacı olduğunu düşündüğümü tekrar etmekteyim . saygılarımla

    • Is icin saglik raporu meselesinin ana nedeni tum yukumlulugun calisana yikilmasidir. Tehlikeli olmayan (ornegin ofis calisani ya da yazilim gelistiricisi) icin calisan neden gitsin akciyer filmi cektirsin ! Devlet hastenesine giderseniz neredeyse bir is gununuz saglik raporu almakla geciyor. Saglam da olsaniz kronik hastaliklariniz da olsa 1 gununuz gidiyor.

      Diger mesele ise calisan adayi para kazanmak icin ise girecek ama 100-170TL civarinda ozel hasteneler para talep ediyor. Saglik raporu keyfi birsey degil ki! Adam ise girmek istiyor parasi yok sonra hasteneye gidiyor rapor almak icin hemen vezneye yoneldiriliyor.

      Doktorlar bir yere kadar hakli buluyorum ama vatandasa da destek olmalilar. Ben demiyorum ki gidin tehlikeli isler icin gidin rapor verin.

      Devletin bu ise cozum bulmasi lazim. Saglik raporu icin 5 kurus bile alinmamasi lazim. Devletin saglamakla hukumlu oldugu calisma ozgurlugunun ihlali soz konusu. 15-20 milyon TL 3-4 arabaya harcayan devlet ise giren bir kisinin tehkik masrafini karsilayamiyorsa ne hukmu kalmis. Zaten o adam ise basladiginda en az 480TL civari vergi verecek gelir versisi olarak bu devlete !

      Ama ulkenin civisi cikmis. Firsattan istifade ozel hastenelerde soyuyor sapa saglam kisilere aslinda gerek olmayan tetkikleri yaparak..

      Soyulmaya devam!

      • Ofis Çalışanı arkadaşım kesinlikle yazdıklarına katılıyorum. Daha Dün gittim ve 150 tl dediler. Bende yaptırmıyorum dedim. Bu nasıl bir soygundur. Anlaşılır gibi değildir.Cebimde 5 tl var benden 150 tl para isteniyor.Bu düzende sıkıntılar doğuruyor. Ben olsam , kimsenin altına araba vermem. O dediğin gibi arabalara harcanan para ki daha neleri vardır. Yazıktır günahtır. Bizlerden çıkıyor.Ama bizi kollayan gözeten kimse yok.Hele o özel hastaneler dediğin gibi yine fırsattan istifade hemen acısını vatandaştan çıkartıyor. Allah hepimizi korusun.

  2. Kanunda aile hekimi rapor verebilir derken yazılarınızda “aile hekimi işe giriş raporu düzenlemekle yükümlüdür” şeklinde çarpıtmaya, yalan yanlış bilgiler vermeye devam ederseniz Hakkınızda suç duyurusunda bulunurum.

  3. Kanundaki madde açık. “Bu Kanun kapsamında alınması gereken sağlık raporları işyeri hekiminden alınır. 50’den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli işyerleri için ise kamu hizmet sunucuları veya aile hekimlerinden de alınabilir.”

    eğer 50’den az çalışanı olan ve az tehlikeli bir sınıfta faaliyet gösteren bir iş yerinde işe girecekseniz aile hekimleri ve kamu hizmet sunucuları bunu sağlamalı. ÇÜNKÜ; kanuna göre bu sınıftaki firmalar iş sağlığı güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi çalıştırmak zorunda değil. Şirket yetkilisi bakanlık tarafından sağlanan sertifika programı ile iş güvenliği süreçlerini kendisi yürütebilir. Bu durumda yasaya göre sağlık raporu da kamu hizmet sunucularından ve aile hekimlerinden alınmak durumunda. Şimdi gidip suç duyurusunda bulunabilirsiniz.

  4. Bugün aile hekiminden işe giriş raporu almaya gittim vermedi. daha önce almıştım. artık kanunun değiştiğini söyledi. internetten arama yaptım bu siteyi buldum. Müslüm hocam herşeyi anlatmış. ama hocam işverenler hala aile hekimlerine gönderiyor. aile hekimleri vermiyor. biz nereden alacağız raporu devlet hastanesine mi gidelim.

    • Merhaba. 1 Temmuz 2020 tarihinde başlayan yenilik henüz pek taze olduğu için, işyerleri ya habersiz, ya da henüz işyeri hekimi hizmeti için anlaşma yapmaya fırsatları olmadı. Bu yüzden eski yolla çözmeye çalışıyorlardır. Ancak aile hekimleri artık bu raporu vermek istememekte haklı, çünkü vermelerini gerektirecek yasal dayanak ortadan kalktı. Devlet hastaneleri de aile hekimleri ile aynı durumda, yani onlar da vermek istemeyebilirler. İşyerinizi yaşadıklarınız ve burada yazılanlar konusunda bilgilendirin. Kısa bir geçiş döneminden sonra konu çözüme kavuşacaktır. Bu konuda sizin herhangi bir sorumluluğunuz yok. İşyeriniz bir an önce işyeri hekimi anlaşması yapmalı.

    • Merhaba. İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun bazı hükümleri önce 1 Temmuz 2020 tarihinde uygulamaya girdi. Ancak, sonra bu hükümlerin uygulaması yeniden ertelendi . Bu yürürlük ve ertelemeler nedeniyle yazıda bazı değişiklikler ve bunun üzerinden yorumlar yapıldı. Şu an yorumlar ve yazının çelişkili gibi görünmesinin nedeni bu. Lütfen güncel durum için artık yazıyı dikkate alın. Herhangi bir değişiklik olmazsa, yazı 31.12.2023 tarihine kadar geçerlidir.

  5. Bugün gitti oğlum Dr ben veremem demiş işyeri beş kişilik bir sigortalı çalıştırıyor önce verem savaşa sonra göz Dr gorun sonra belki demiş bu durumda ne yapabiliriz

  6. Bu ülkede her şeyin çivisi çıkmış. Sırf şirketler daha çok para kazansın diye vatandaş özele yönlendiriliyor. Aile hekimleri daha az iş yapacağı için mutlu. Şirketler daha çok para kaldıracağı için mutlu. Olan yine vatandaşa oluyor.

  7. İş bulmak bir dert, sağlık raporu çıkartmak ayrı bir dert. Ülkeyi çok güzel kafalar yönetiyor, keşke bizim kafamız da okadar güzel olsa.

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*